26 Ocak 2011 Çarşamba

Pargalı Damat İbrahim Paşa Neden İdam Edildi

Pargalı Damat İbrahim Paşa Neden İdam Edildi, Damat İbrahim Paşa, Damat İbrahim Paşa'nın İdam Edilme Nedeni, Damat İbrahim Paşa'yı  Kim Neden İdam Edildi,  Damat İbrahim PaşaYı Hürrem Mi İdam Ettirdi, Pargalı Damat İbrahim Paşa Kimdir,  Damat İbrahim Paşa Kimdir. 


Pargalı Damat İbrahim Paşa'nın Hayatı Ve İdamı
Kökeni
Bugün Yunanistan'da kalan Parga yakınlarındaki bir köyde doğdu. Değişik kaynaklarda doğumunda Rum ya da İtalyan kökenli olduğu belirtilmektedir. Babası bir balıkçıydı. (İbrahim Paşa'nın anne ve babasını Sadrazamlığı sırasında İstanbul'a getirttiği kayıtlara geçmiştir.) 6 yaşında korsanlar tarafından kaçırılarak Manisa'da satıldı. Kanuni şehzadeliği sırasında Manisa'da karşılaştığı ve arkadaşlık kurduğu İbrahim'i maiyetine aldı.

Yükselişi
Kanuni'nin maiyetinde idamına kadar geçirdiği yıllar boyunca onun yakın arkadaşı ve danışmanı oldu. Kanuni padişah olduktan sonra onunla birlikte İstanbul'a geldi ve Osmanlı Devletinde Sadrazamlık, Anadalu ve Rumeli Beylerbeylikleri ve Seraskerlik (1528?29-1536) dahil olmak üzere en üst düzeylerde görevlerde bulundu.

Kanuni'nin Padişah olması ile birlikte ilk önce Hasodabaşılık görevine atandı. Ve bu noktadan sonra kendi yetenekleri ve Kanuni ile aralarındaki sıradışı güven ve ilişki sayesinde görülmedik bir hızla yükseldi.

1521'de Belgrad'ın Fethinde görev aldı. 1522'de Rodos seferine katıldı. 1523'te (Çeşitli kaynaklarda 1522 ve 1524 olarak da tarihlenmektedir. E.J. Brill's first encyclopaedia of Islam, 1913-1936, Volume 2 By Martijn Theodoor Houtsma' a göre 27 Haziran 1524) sadrazamlığa getirildi. 1524'te Kanuni'nin kızkardeşi Hatice Sultan ile evlendi. Mısır'da asayişi sağlamakla görevlendirildi ve kendisine Mısır Beylerbeyi unvanı verildi. Macaristan seferine katıldı ve Mohaç Savaşının kazanılmasında önemli rol oynadı.

Daha sonra Anadolu'daki Kalenderi isyanlarını bastırmakla görevlendirildi. Anadolu'da aldığı tedbirlerle isyanları sona erdirdi. I. Viyana Kuşatması ile sonuçlanan 2. Macaristan seferine katıldı. Avusturya İmparatorunu Osmanlı Sadrazamına eşit sayan 1533 tarihli İstanbul Antlaşması'nın müzakerelerini yürüttü. Safevilere karşı düzenlenen Irakeyn seferine katıldı. Tebriz'i aldıktan sonra Kanuni'ni kuvvetleri ile birleşti ve Bağdat'ın fethinde görev aldı.

"Pargalı", "Frenk", "Damat", "Makbul ve Maktul" ve hatta "Gavur" lakaplarıyla anılan İbrahim Paşa, çelişkili kaynaklarda 1522 ile 1524 arasında gösterilen Sadrazamlığa getirilişinden 1536'da idam edilene dek bu makamında oturdu.

İktidarı
İbrahim Paşa'nın dönemindeki gücünü ortaya koyacak en önemli veri; Kanuni tarafından Seraskerlik makamına getirildiğinde İmparatorluğun o güne dek dört tuğla simgelenen gücü yedi tuğa çıkarılması ve İbrahim Paşa'nın da altı tuğ taşımaya yetkili kılınmış olmasıdır. Kanuni'den eksiği sadece Hilafet tuğudur. Osmanlı imparatorluğunun o dönemde bilinen dünyayı şekillendiren dominant dış politikasının kontrolü tamamen İbrahim Paşa'nın elindedir. Ayrıca Avusturya Kralı ve Hristiyan dünyasının neredeyse yarısının temsilcisi olan Ferdinand da Avusturya - Osmanlı barış anlaşması sırasında İbrahim Paşa'yı eşiti hatta ağabeyi  olarak tanımış ve Osmanlı İmparatorluğu nezdinde temsilcisi olmasını istemiştir. Yani İbrahim Paşa Avusturya İmparatorluğunun da etkili bir ismi haline gelmiştir. Venedik diplomatlarının İbrahim Paşa'ya Kanuni'ye atıfla "Muhteşem İbrahim" dedikleri kayda geçmiştir. Fransa ile yürütülen işbirliğinde önemli rolü vardır.

Geride Bıraktıkları
13 sene sadrazamlık yapan ve Farsça, Rumca, Sırpça ve İtalyanca bilen İbrahim Paşa, bugün Türk ve İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılan İbrahim Paşa Sarayından başka, İstanbul Mekke Selanik, Hezergrad (Razgrad) İbrahim Paşa Camii ve Kavala'da Cami, Mescid, Mektep, Medrese Zaviye, Hamam ve Çeşme gibi eserler inşa ettirmiş ve bunlara vakıflar tahsis ettirmiştir. Önemli bir sanat ve özellikle edebiyat hamisidir.

Gözden Düşüşü Ve İdamı
İbrahim Paşa'nın idamında birkaç faktör etkili oldu. En önemlisi İbrahim Paşa'nın iktidarda ulaştığı güç ve bu gücün yarattığı kişisel hırs ve iktidar sarhoşluğudur. İbrahim Paşa'nın Kral Ferdinant'ın elçilerine söylediği aktarılan şu sözler onun bu hırsını ortaya koyar: "Bu büyük devleti idare eden benim; her ne yaparsam yapılmış olarak kalır; zira bütün kudret benim elimdedir. Memuriyetleri ben veririm, eyaletleri ben tevzi ederim, verdiğim verilmiş ve reddettiğim reddedilmiştir. Büyük padişah bir şey ihsan etmek istediği veya ettiği zaman bile eğer ben onun kararını tasdik etmeyecek olursam gayr-ı vaki gibi kılınır. Çünkü her şey; harb, sulh, servet ve kuvvet benim elimdedir." Ve İbrahim Paşa'nın Serasker Sultan ünvanını kullanmakta ısrar edişi de bir tür meydan okuma olarak alınmış olabilir.

Bir başka faktör Kanuni'nin eşi Hürrem Sultan ile aralarındaki çekişmedir. Özellikle İbrahim Paşa'nın taht için Kanuni'nin ilk eşinden olan en büyük oğlu Mustafa'yı (Kanuni tarafından 1553'te boğdurularak idam ettirilmiştir.) açıkça destekliyor oluşu ve Kanuni üzerindeki Hürrem Sultan ile yarışan etkisi bu çekişmeyi yaratmıştır. İbrahim Paşa'nın Bağdat'ın Fethinin ardından Defterdar İbrahim Paşa'yı idam ettirmesi ve buna onay veren Kanuni'nin daha sonra duyduğu pişmanlık da İbrahim Paşa'nın gözden düşmesinde etkendir.

İbrahim Paşa, Kanuni’yle akşam yemeği yedikten sonra, kendisi için sarayın harem dairesinde hazırlatılmış olan odada, başı vurularak değil, padişah soyundan olanlara (kanı akmasın gerekçesiyle) uygulanan biçimde boğularak öldürülmüştür. Galata’daki Canfeda Zaviyesine defnedilmiştir.

Sezgin Tanrıkulu AKP Darbenin Ürünüdür Hakikat Komisyonu Kurulmasını İstemiyor

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin TanrıkuluGenel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu: “Bir darbe ürünü olan AKP’nin telaşı artacak ve bu ülkenin karanlıkları aydınlatılacaktır” 

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: “Demokrat geçinen AKP’nin ezberi bozulmuştur. Bir darbe ürünü olan AKP’nin telaşı artacak ve bu ülkenin karanlıkları aydınlatılacaktır. 8 yıldır çözemediğin sorunları 88 yıla yaymak çözümsüzlüğü dayatmaktır.”

Kılıçdaroğlu Kars'lı Şahzade Nineyi Unutmadı


Genel Başkan Kılıçdaroğlu - Şahzade Şahin

Kılıçdaroğlu Kars'lı Şahzade Nineyi Unutmadı.

Şahzade Şahin'i Kılıçaroğlu Aradı,
Kılıçdaroğlu 85 Yaşındaki Şahzade Şahin'i Arayarak Geçmiş Olsun Dedi, Kılıçdarğlu Kars'lı sahzade Nine'yi Aradı.

“Geçmiş olsun”

Genel Başkan Kılıçdaroğlu, hakkındaki bir şikayet sebebiyle ifadesi alınan 85 yaşındaki Şahzade Şahin’i telefonla arayarak “Geçmiş olsun” dileğini iletti.


Saat 16.00′da Şahzade Şahin’i arayan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, “Şahzade Nine” dediği Şahzade Şahin’den olayla ilgili bilgi aldı. Kılıçdaroğlu telefonda, “Merak etmeyin, biz sizin yanınızdayız” dedi.


85 yaşındaki Şahin’e bir ihtiyacı olup olmadığını soran Genel Başkan Kılıçdaroğlu “Kars’a geldiğimde sizi yine ziyaret edeceğim. Bu benim görevim” dedi.

CHP'nin Seçim Sloganı Bir Islık Da Sen Çal bir ıslık da sen çal bir ıslık ta sen çal Islık Çal


“Bir ıslık da sen çal”

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile 4 kenti kapsayan gezimizin son durağına hareket ettiğimizde saatler gece yarısına varıyordu.

25 Ocak 2011 Salı

Başbakan Yargıtay Başkanı İle Görüştü Neler Konuşuldu



''Dünyada bu kadar büyük bir Yargıtay yok" 
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, ''Dünyada bu kadar büyük bir Yargıtay yok. Avrupa'daki tüm yargıtayları toplasan bizim kadar etmez. Avrupa'dakilerin toplamı kadar yüksek mahkememiz olacak. 137 kişi daha olması bizi hantal bir yapı haline getirir'' dedi.

Cemaat Okullarının ABD İle İlişkisinin Delili

İŞTE CEMAAT OKULLARI İLE ABD ARASINDAKİ İLİŞKİNİN DELİLİGeçtiğimiz perşembe günü saat 15:00'da Washington'da cemaati ilgilendiren önemli bir resepsiyon vardı. Resepsiyon düzenleyen ABD Dışişleri Bakanlığı idi. Toplantı kimin onuruna düzenleniyordu dersiniz?


Cemaatin Fatih Üniversitesi'nde okurken ABD Dışişleri Bakanlığı sponsorluğunda özel bir programla Washington'da eğitimlerine devam eden 12 öğrenci adına.

Döndü Taka Çınar Kim Döndü Taka Çınar Biyografisi


DÖNDÜ TAKA ÇINAR KİMDİR?

1965 yılında Konya Ereğli’de tarım işçisi bir ailenin sekizinci çocuğu olarak dünyaya gelen Döndü Taka Çınar, küçük yaşlarda ücretli tarım işçiliği ile girdiği çalışma hayatını öğrenimi boyunca da sürdürdü. Ereğli Ticaret Meslek Lisesi’nde ortaöğrenimini tamamlayan Çınar, 1983 yılında Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandı. Herhangi bir sosyal güvenceye sahip olmayan 10 kişilik bir ailenin ferdi olarak üniversitede okumanın zorluklarını en ağır şekilde yaşayan Çınar, hak arama mücadelesine gençlik yıllarında başladı. 

23 Ocak 2011 Pazar

Osmanlı Tarihinde Oğlancılık Var Mı


OSMANLI TARİHİNDE OĞLANCILIK
OSMANLI TARİHİNDE OĞLANCILIK
Gelibolulu Mustafa Ali on altıncı yüzyılda yetişen Ünlü Osmanlı tarihçisi. 1541 Gelibolu’da doğdu. Küçük yaşta tahsile başlayıp yirmi yaşında medreseden mezun oldu. 


Mihr-ü Mah adlı eserini şehzade İkinci Selim’e takdim ederek divan kâtipliği vazifesine atandı. Daha sonra Şam beylerbeyi Lala Mustafa Paşanın divan kâtipliğine tayin edildi. Mustafa Paşanın Mısır beylerbeyi olması ile birlikte Mısır’a gitti. Bir süre sonra Mustafa Paşa, Mısır beylerbeyliğinden alınınca, Manisa’daki Şehzade Üçüncü Muradın musahipleri arasına girdi. Oradan Bosna Beylerbeyi Ferhat Paşanın divan kâtipliği vazifesine tayin edildi.

AKP Galatasaray

Galatasaray taraftarlarının dün TT Arena Stadyumu açılışında Başbakan Erdoğan, CumhurbaşkanıGül ve bakanları ıslıklı protesto etmesi gündeme bomba gibi düştü. Başbakan ve bakanlar açılışı terk ederken, protestolardan TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar da nasibini aldı.

Protestolara AKP’den çok sert tepki geldi.
Egemen Bağış’ın müşaviri Yasin Ekrem Serim Galatasaray taraftarına twitter’dan “"Bole bi serefsizlik yok.. Nankorsunuz.. Kimin sayesinde o statda macizliosunuz. Kim yapti lan o stadi size. Gerizekali kus beyinliler.." yazarken AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç da twitter hesabında Galatasaray taraftarları için çok ağır sözler kullandı. Kılıç şunları yazdı: “100'lerce trilyon harcandı o stadyum için, rüya bir proje gerçekleşti BAŞBAKAN sayesinde. İdraktan mahrum sefillere yazıklar olsun! Tepki koyanlar orada maç da izlemesinler bakalım... sefillik ve acizlik bu olsa gerek! Bir de güdümlü ıslıkçılara bakarak "oluyor galiba" diye sevindirik olanlar yok mu? Onlar da 12 haziran'a kadar sabretsinler bakalım.”

İŞTE KILIÇ'IN TEPKİ ÇEKEN O MESAJLARI

22 Ocak 2011 Cumartesi

20 Ocak 2011 Perşembe

AKP Galatasaray Tekyumruk Taraftar Grubunu Hedef Gösterdi


AKP Tekyumruk'u hedef gösterdi 

AKP, yandaş basın, Galatasaray Yönetimi hepsi Tekyumruk taraftar grubunu hedef gösteriyor; taraftarlar ise Tekyumruk’un yanında yer alıyor.

Hrant Dink Ölümünün 4.Yılında Anıldı


 "AKP susuyor, katilleri koruyor"  

Hrant Dink’in ölümünün 4. yıldönümünde düzenlenen törene binlerce kişi katıldı

Uğradığı silahlı saldırı sonucu 4 yıl önce katledilen gazeteci Hrant Dink, dün Agos gazetesinin önünde düzenlenen törenle anıldı. Törene katılan Hrant’ın arkadaşları, cinayetin ardından 15 duruşma geçtiğini belirterek “Bunca duruşmaya karşın hâlâ cinayetin arkasında kimlerin olduğu ortaya çıkartılmadı. Bununla birlikte, Hrant’ın katil zanlısı, çocuk mahkemesinde yargılanmak istiyor. Bu cinayeti aydınlatırlarsa, Türkiye aydınlanır. O yüzden karanlık bırakmak için uğraşıyorlar” dedi.

17 Ocak 2011 Pazartesi

Erdoğan Ve Kof Kabadayılık Yazısına Dava


Erdoğan ve kof kabadayılık/Ahmet ALTAN

İnsan, küçük kurnazlıklara kapılıp yanlış yollara saptığında sonunda işte böyle otobana ters yönden girmiş Temel’e döner.

Trafiğin en kalabalık saatinde otobana ters tarafından giren Temel radyoda bir anons duymuş.

Yol İş Sendikası Torba Yasayla İlgili Açıklama Yaptı: Sendikamızı Başka Yapılarla Karıştırmayın

 
Yol İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan AĞAR
"TÜRKİYE YOL-İŞ SENDİKASI'NIN ÖRGÜTLÜ, BİLİNÇLİ ve KARARLI ÖRGÜTSEL DURUŞUNUN “BAŞKA HİÇBİR YAPI İLE” KARIŞTIRILMAMASINI TAVSİYE EDİYORUZ


Torba Kanun nedeniyle gündeme gelen konuların önemli bir bölümü 2004 yılında Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı ile gündeme gelmişti. Tasarının; kamuda üretim ve hizmetin yerelleşmesi, özelleştirmesi ve piyasalaştırılmasını hedeflediği hatırlanacaktır.

16 Ocak 2011 Pazar

Osmanlı'da Kardeş Katli Yapan Padişahlar


1. (1298-1326) Osman Bey: Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu olan Osman Bey, amcası Dündar Bey'i öldürtmüştür.. 

2. (1326-1359) Orhan Bey: Bilinen bir cinayeti kayıtlarda yok. 

3. (1359-1389) I. Murad (Hüdagendivar):  Sırpsındığı ve Kosova savaşlarını kazanan padişahtır.  Oğlu Savcıbey, kardeşleri Halil ve İbrahim'i öldürtmüştür.

4. (1389-1402) I. Bayezid (Yıldırım): Niğbolu savaşını kazanan padişah. Kardeşi Yakub'u öldürttü. Ankara savaşında Timur'a yenilerek esir düşmüştür. Ölümü hakkında bazı tarihçiler kendini zehirlediğini, bazıları da eceliyle öldüğünü yazmaktadır. 

5. (1402-1421) I.Mehmed: Kardeşi İsa Çelebi'yi boğdurttu, Şeyh Bedrettin'i idam ettirdi. 

6. (1421-1451) II.Murad: Varna ve II. Kosova savaşlarını kazanan padişah. Kardeşi Mustafa'yı öldürttü. 

7. (1451-1481) II.Mehmed (Fatih Sultan Mehmet): İstanbul Fatihi olarak bilinen padişahtır. 1453 yılında İstanbul'u fethetti. 1472 Otlukbeli savaşını kazandı. Fatih kanunnamesi olarak bilinen kardeş katlini yasal hale getirdi. 2 yaşındaki kardeşi Ahmed'i, Sadrazamlar Çandarlı Halil Paşa ve Mahmut Paşa'yı öldürttü.  

8. (1481-1512) II. Bayezid:  Kardeşi Cem Sultan ile savaş yaptı. Cem Sultan Rodos'ta 13 yıl tutsak yaşadı. Veziri Gedik Ahmet Paşa'yı öldürttü. Kendisi de oğlu Selim tarafından öldürüldü. 

9. (1512-1520) I. Selim (Yavuz Sultan Selim)- Mısır fethedip halifeliği İstanbul'a getirmiştir. Mercidabık, Ridaniye savaşlarını yöneten padişahtır. Çaldıran seferine giderken 30 bin Aleviyi kılıçtan geçirmiştir. Babasını, 2 kardeşini 3 yeğenini ve 3 vezirini öldürterek tarihteki yerini almıştır. 

10. (1520-1566) I. Süleyman (Kanuni Sultan Süleyman): En uzun süreli tahtta kalan padişahtır. 46 yıl tahtta kalmıştır. Belgrad, Rodos, Cezayir, Trablusgarp bu dönemde alınmış, Viyan kapılarına dayanılmış, Preveze Deniz Savaşı kazanılmıştır. Mimar Sinan, Barbaros hayrettin, Hürrem Sultan bu dönemde yaşamıştır. Oğulları Şehzade Mustafa ve Şahzade Bayazıd'ı öldürtmüştür. Torunlarını da intikam almasınlar diye boğdurtmuştur. Vezirleri Makbul İbrahim Paşa ile Kara Ahmet Paşa'yı öldürtmüştür. 

11. (1566-1574) II. Selim- Tarihte Sarı Selim/Sarhoş Selim olarak da bilinir. Bütün gün şarap içip sarhoş gezmesiyle tanınan padişah. Bu padişah döneminde İnebahtı deniz savaşında tüm Osmanlı donanması yakıldı. İstanbul dışına sefere çıkmayan ve İstanbul'da ölen tek padişah olarak bilinir.

12. (1574-1595) III. Murad: Kendisine rakip olmasın diye 5 kardeşini öldürttü. Kadınlara düşkünlüğü ile tanınan sultanın 110 çocuğu olmuştur.

13. (1595-1603) III. Mehmed: Kardeş öldürme rekorunu elinde bulunduran padişahtır. 19 kardeşini ve bir oğlunu öldürtmüştür.  

14. (1603-1617) I. Ahmed:  14. Osmanlı padişahı, 93. İslam halifesidir. Babası Sultan III. Mehmed, annesi Handan Sultan'dır. Babasının vefatı üzerine 14 yaşında, 21 Aralık 1603'te tahta geçti.  Tahta çıktığında kardeşini katletmemiş, Fatih Sultan Mehmet'in çıkardığı kardeş katli yasasını kaldırmıştır. Kanuni Sultan Süleyman'dan sonraki padişahlar arasında devlet işleriyle en fazla uğraşan padişah olarak kabul edilmektedir. Yakalandığı tifüs hastalığından 21 Kasım'ı 22 Kasım'a bağlayan gece 1617 yılında 27 yaşında vefat etmiştir. Sultanahmet Camii yanındaki türbeye defnedilmiştir.

I. Ahmed'in en büyük özelliği, hanedan veraset sistemini değiştirip kardeş katli yasasını kaldırmasıdır. Yerine ailenin aklı başındaki en büyük üyesi padişah olur sistemini getirmiştir. Bu yeni yasanın, şehzadeler arasındaki rekabetin ve taht kavgalarının, taht için gerçekleştirilen kardeş katlinin önlenmesi açısından Osmanlı tarihinde çok büyük önemi vardır.

15. (1617-1618) (1622-1623) I. Mustafa: İki ayrı dönemde 2 yıl saltanat sürdü. Döneminde Abasa Paşa isyanı ile Sipahiler ayaklandı. Akıl hastası olduğundan tahttan erken indirildi. 

16. (1618-1622) II. Osman (Genç Osman): 12 yaşında tahta çıktı, kardeşini öldürttü. 16 yaşında iken tahttan indirildi, yeniçeriler tarafından ırzına geçildikten sonra öldürüldü. Bazı tarihçiler bu iddiayı yalanlamaktadır.

17. (1622-1639) IV. Murad: 11 yaşında tahta çıkmış, 3 kardeşini öldürtmüştür. Tütün içenleri öldürtmesiyle bilinir. 1635 Revan, 1638 Bağdat seferleri bu dönemde yapılmıştır. 17 yıllık iktidarında öldürttüğü 6 sadrazam şunlardır: Mere Hüseyin, Kemenkeş Kara ali, Gürcü Mehmed, Boşnak Hüsrev, Topal Recep, Tabanı Yassı Memed 

18. (1639-1648) I. İbrahim (Deli İbrahim): Tarihçiler, I. İbrahim'in şehzadeliği döneminde sürekli öldürülme korkusu yaşadığı için psikolojisinin bozulduğunu yazmaktadır. Tarihte balıklara yem olarak altın atan padişah olarak bilinir. I. İbrahim'in ölümü konusunda tarihçiler farklı görüşler öne sürmektedir. Bazı tarihçiler bir isyan sonucu tahttan indirilerek öldürüldüğünü savunurken, bir kısım tarihçi de annesi Kösem Sultan tarafından öldürtüldüğünü yazmaktadır. 

19. (1648-1687) IV. Mehmed (Avcı): Tahta çıktığında sadece 5 yaşındaydı. Döneminde yeniçeri ve Celali isyanları oldu. Köprülüler bu dönemde sadrazamlık yaptı. Kösem sultan ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşayı öldürttü. 

20. (1687-1691) II. Süleyman- 46 yaşına kadar zindanda kaldıktan sonra padişah odu. Padişahlığı sırasında yeniçeriler İstanbul'u yağmaladı. Ünlü Sadrazam Köprülü Fazıl Mustafa Paşa bu dönemde yaşadı. Eğriboz zaferini kazandı. 

21. (1691-1695) II. Ahmed: 48 yaşına kadar zindanda yaşadıktan sonra tahta çıktı. 4 yıllık iktidarında, Salkamen Bozgunu yaşandı, Sakız Kalesi kaybedildi. Sadrazam Arabacı Ali Paşa'nın öldürülmesi önemli olaylardandır. 

22. (1695-1703) II. Mustafa: 1683'te Viyana'ya yürüdü ancak bozguna uğradı. 1699'da imzaladığı Karlofça anlaşmasıyla Maceristan kaybetti. I. Edirne vakası, Şeyhülislam Feyzullah'ın öldürülmesi bu dönemde  yaşandı. Askeri bir darbeyle tahttan indirilmiştir. 

23. (1703-1730) III. Ahmed: 1725'te Rus Çarı Deli Petro Tebriz'i aldı. Bir şeyler yapması gerekiyordu..fakat savaşa gitmeyi göze alamadı. İstanbul'dan orduları hazırlayıp savaşa gidiliyor süsü verip yarı yoldan dönerek halkını kandıran bir padişah olarak tarihte yerini aldı. Lale Devri diye de bilinen dönemin diğer unutulmayanları: 1718 Pasarofça Anlaşması, icadından 3,5 asır sonra matbaanın getirilmesi, meşhur Baltacı-Katarina olayının yaşandığı Purut Savaşıdır.  Şehzade İbrahim ile Sadrazamlardan; Hoca İbrahim Paşa, Damat İbrahim Paşa, Çorlulu Ali Paşa,Yusuf Paşa, Süleyman Paşa'yı öldürtmüştür. Patrona Halil İsyanıyla tahttan indirilmiştir. 

24. (1730-1754) I. Mahmud: Babası I. İbrahim'i tahttan indiren isyancılar tarafından tahta çıkartılmıştır.

25. (1754-1757) III. Osman: 3 yıllık iktidarı döneminde Cezayir'deki Osmanlı egemenliği sona ermiştir. 

26. (1757-1774) III. Mustafa: 2 sadrazamını öldürtmüştür.

27. (1774-1789) I. Abdülhamid: Bilinen vukuatı, Küçük Kaynarca Anlaşması ile Kırım'ın verilmesidir. 

28. (1789-1807) III. Selim: Kayıplarla dolu Ziştovi ve Yaş Anlaşmalarını imzaladı. Nizam-ı Cedid Reformlarını yapmak istediğinde, şeriatçıların başlattığı Kabakçı Mustafa İsyanı ile tahttan indirildi. IV. Mustafa tarafından öldürülmüştür. 

29. (1807-1808) IV. Mustafa: Nizam-ı Cedidçilerden çok korktuğundan, taraftarlarının görüldüğü yerde öldürülmelerini emretmiştir.  1 yıl hükümdarlık yapmıştır. Alemdar Mustafa Paşa tarafından askeri darbeyle tahttan indirilmiştir. 

30. (1808-1839) II. Mahmud: Vukuatı en fazla olan padişahlardandır. Tahta çıktığında  ağabeyi IV. Mustafa'yı öldürttü. Dönemin diğer olayları; Mora, Sırp, Kavalalı İsyanları; donanmanın yakıldığı Novarin olayı; osmanlının kendi valileri ile savaşıp, kaybetmeleri; Kaptan-ı Derya Ahmed Paşa'nın, donanmayı olduğu gibi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ya teslim etmesi; 1826 yeniçeriliği kaldırma operasyonu sırasında kendi ordusundan 140 bin kişinin kılıçtan geçirilmesi, olarak sayılabilir. II.Mahmud'un, Balkanlarda uyguladığı kanlı operasyonlar sonucunda Balkan Ayaklanması başladı. Dış baskılar gelince "Tanzimat Fermanı" ilan etmek zorunda bırakıldı. 

31. (1839-1861) Abdülmecit:Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı, Kırım Savaşı.

32. (1861-1876) Abdülaziz: Karadağ İsyanı, 1875 Balkan Hareketlenmesi, Belgrad'ın kaybı bu döneme denk düşer. Vukela Heyeti tarafından tahttan indirilmiştir. 

33. (1876-1876) V. Murad: Osmanlı'da en az tahtta kalan padişahtır. 3 ay  tahtta kalabilmiştir.  

34. (1876-1909) II. Abdülhamit: 31 Mart olayı, 93 Harbi, tam bir çöküntü olan Ayestefanos Anlaşması. Kıbrıs, Mısır, Tunus, Doğu Rumeli, Bosna, Girit kaybedilmiştir. Zamanında ayaklanmaları önlemek için Filibe'de bolca katliamlar yapılmıştır. Batıya borçlar ödenmediğinden "Duyun-u Umumiye"ye kurmak zorunda kalmıştır. Mebusan kararıyla demokratik bir şekilde tahttan indirilmiştir.

35. (1909-1918) Mehmed Reşad: bilinen bir cinayeti kayıtlarda yoktur.

36. (1918-1922) Vahdettin: Vahdettin, Osmanlının 36. padişahıdır. Tahttan indirilen 14. Padişahtır. Kendileri tatlı canlarını kurtarmak için İngilizlere sığınmıştır.

Hürrem'i Neden Sevmeliyiz Ya Da Sevmemeliyiz


HÜRREM’İ NEDEN SEVMELİYİZ
HÜRREM’İ NEDEN SEVMELİYİZBir film, tv dizisi veya tiyatro gösterisini hatta sıradan bir performansı bile dramaturji açısından ele almak gerekir. Dramaturji geniş bir daldır ve yapıtın temel taşlarının oluşmasını sağlar ve yapıtın genel görünümü yanında amacını da belirlemede önemlidir. Dolayısıyla sanat yanında sosyoloji ve politikaya da bulaşması kaçınılmazdır. Tekrar resmi tarihe dönecek olursak bize liseden beri öğretilen en başta Hürrem’in entrikacı bir kadın olduğudur. Bu Hürrem karakterinde çok güzel yapılandırılmaktadır. Daha saraya ilk girdiği günden beri daha Hürrem olmadan Aleksandra adında sıradan bir cariye iken bile belli bir amaç için adım adım yürümektedir, ilerde sarayı avucunun içine alacağının işaretleri verilmektedir.

Galatasaraylılar Arenada Başbakan'ı Protesto Ettiler

TT Arena'da büyük protesto!


Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena görkemli bir törenle kapılarını açarken geceye protestolar damgasını vurdu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bakanlar, TFF Başkanı ve kulüp başkanları stadı terk etti.

Galatasaray ile Hollanda'nın ünlü ekibi Ajax arasında oynanacak açılış maçı öncesinde, çeşitli ses ve efekt gösterileri düzenlendi. 560 kişinin çalışarak hazırladığı gösterilerde Galatasaray'ın sembolü olan ''Aslan'' konsepti uygulandı.

15 Ocak 2011 Cumartesi

Alın Size Muhteşem Yüzyıl

Alın size muhteşem yüzyıl - Adnan Bostancıoğlu (Birgün)  

Son birkaç ayda yaşananlara hızla bir göz atalım. 

Önce Emir Kusturica kovuldu ülkemizden, Yugoslavya’da yaşanan içsavaşta tutumu beğenilmediği için... “Kovuldu” diyorum, çünkü çekip gitmekten başka seçenek bırakılmadı. Sonra müslümanları aşağıladığı iddiasıyla Naipaul’ün Türkiye’ye gelmesine izin verilmedi. “İzin verilmedi” diyorum, çünkü söz konusu ziyareti iptal etmesinden başka seçenek bırakılmadı. Her iki şahsiyete karşı takınılan tutum, AKP, Fethullahçılar ve MHP çizgisinin ortak tavrıydı.

Torba Yasa 109.Madde

 Torba Yasanın 109. Maddesi


İKİNCİ BÖLÜM
Son Hükümler
Mahalli idarelerin ihtiyaç fazlası iĢçilerine ilgili hükümler
MADDE 109-

(1) İl özel idareleri ile belediyelerin (bağlı kuruluşları hariç) sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadrolarına atanır.

12 Ocak 2011 Çarşamba

Halk Ozanı Kıvırcık Ali'yi Onbinler Uğurladı



HALK OZANINI UĞURLADI
HALK OZANINI UĞURLADI

Geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden, Kıvırcık Ali adıyla bilinen halk ozanı Ali Özütemiz'in cenazesi bugün Avcılar Er Mahmut Dede Cemevi'nde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi. Cenazeye katılan onbinlerce insan yakalarında "seni unutmayacağız" yazısı taşıdı.
Cenazeye törenine katılan halk müziğinin usta ismi Arif Sağ da bir konuşma yaptı. Arif Sağ yaptığı konuşmasında, Kıvırcık Ali isminin çok değerli olduğunu ve onu genç yaşta kaybetmenin acıyı daha da arttırdığını söyledi. Cenaze töreni ardından Kıvırcık Ali Hadımköy'de toprağa verildi.  

Hizbullah Gülen Cemaati AKP PKK BDP İlişkisi


DIŞARI ÇIKAN HİZBULLAHÇILAR ŞU ANDA NE YAPIYORDIŞARI ÇIKAN HİZBULLAHÇILAR ŞU ANDA NE YAPIYOR
Türkiye yeni yıla Hizbullah Ana Davası’nda yaşanan tahliyelerle girdi. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, tutukluluk sürelerini kısaltan 5271 sayılı CMK'nin 102. maddesinin yürürlüğe girmesiyle verdiği karar, kamuoyunda hukuki değerlendirmeleri ön plana çıkardı. Nitekim kararın ardından hükümetle gerilimli olan Yargıtay tartışılmaya başlandı. Yargıtaya yeni daireler kurulacağı haberi, referandum sonrası yargıda başlayan operasyonun devamı olarak ele alındı.

Torba Yasa 89. Madde


Torba Yasanın 89. Maddesi

MADDE 89- 657 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 

Torba Yasanın 89 . Maddesi Memura Sürgün Getiriyor

Torba Yasanın 89. Maddesi, Torba Yasanın 89. Maddesi Memura Sürgün Getiriyor, Memura Sürgün Yolunu Açan Torba Yasanın 89. Maddesi, Memura Sürgün Yolunu açan Torba Yasanın 89. Maddesi, torba yasanın 89. maddesi, torba yasanın 89 inci maddesi, torba yasanın memura sürgün getiren 89. maddesi, torba yasanın 89 maddesi, torba yasanın 89. maddesinin içeriği. Torba Yasanın Memuru Sürgün Eden 89. Maddesi
Torba Yasanın 88. Maddesi

Torba yasa tasarısına eklenen bir hükümle, memurlara amirlerinin ´oluru´ ile başka bir kuruma veya ile ´görevli olarak´ gönderilmesinin yolu açıldı.

11 Ocak 2011 Salı

Belediye İşçilerinin Örgütlü Olduğu Sendikalar Torba Yasaya Karşı Ortak Basın Açıklaması Yaptı

TORBA YASA İLE İLGİLİ SENDİKAMIZ VE HİZMET-İŞ ORTAK BASIN AÇIKLAMASI YAPTI | Haber GörseliBelediye İşçilerinin Örgütlü Olduğu Sendikalar Torba Yasaya Karşı Ortak Basın Açıklaması Yaptı, Genel İş Sendikası Ve Hizmet İş Sendikası Torba Yasaya Karşı Ortak Basın Açıklaması Yaptı, belediye işçilerinin örgütlü olduğu sendikalar torba yasaya karşı ortak direniş kararı aldı, sendikalar torba yasaya karşı güçlerini birleştiriyorlar, sendikalar torba yasaya karşı ortak hareket ediyorlar,


TORBA YASA İLE İLGİLİ GENEL-İŞ VE HİZMET-İŞ ORTAK BASIN AÇIKLAMASI YAPTI




TBMM’de görüşülmekte olan Torba Yasa ile ilgili DİSK/Genel-İş Sendikası Genel Başkanı Erol Ekici ile Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan 11.01.2011 tarihinde Ankara Akar Otel’de ortak basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasına DİSK/Genel-İş Genel Yönetim Kurulu ve Hak-İş/Hizmet-İş Genel Yönetim Kurulu da katıldı.

HİZMET-İŞ SENDİKASI VE GENEL-İŞ SENDİKASI ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

“Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” Bakanlar Kurulu’nca 29.11.2010 tarihinde TBMM Başkanlığı’na gönderilmiştir. 

Kamuoyunda “torba yasa” olarak bilinen yasa tasarısı, yaklaşık 50 bin belediye işçisinin kaderini doğrudan ilgilendirmektedir. Belediyelerde örgütlü olan sendikalarımız başından beri bu tasarıya karşı eleştirilerini kararlılıkla dile getirmişlerdir. 

Sendikalarımızın bugüne kadar yaptığı açıklamalar, yasa tasarısı konusunda ortak görüşlerin ifade edildiğini göstermektedir. Buradan hareketle, tasarının doğrudan muhatabı durumunda olan belediyelerde örgütlü işçi sendikalarının görüşlerini kamuoyuna birlikte açıklamaları için Genel-İş Sendikası tarafından çağrı yapılmıştır. Bu çağrıya Hizmet-İş Sendikası tarafından olumlu, Belediye-İş Sendikası olumsuz yanıt vermiştir. 

Belediye-İş Sendikası’nın ortak açıklama içinde yer almayacağını ifade etmesi üzerine Hizmet-İş Sendikası ve Genel-İş Sendikası görüşlerini kamuoyuna birlikte ifade etme kararını almışlardır. Yasanın çıkması durumunda belediyelerde örgütlü sendikaların kitlesel üye kayıpları ile karşılaşacağı göz önüne alındığında yasa tasarısına karşı muhalefetin sendikalar arası rekabetin önüne geçmesi gereğini düşünüyor ve durumu belediye işçilerinin değerlendirmesine bırakıyoruz.  

1- Tasarı hazırlanırken konunun doğrudan tarafı olan İşçi Sendikaları ve Konfederasyonların görüş ve önerileri alınmamıştır.
2- Sendikalarımız bu tasarıyı çalışanlar açısından sürgün yasası olarak değerlendirmektedir.
3- Tasarının “Mahalli idarelerin ihtiyaç fazlası işçilerine ilişkin hükümler” başlıklı 109. maddesine göre belediyelerde ihtiyaç fazlası işçi bulunduğu varsayımından hareketle belediyelerce bildirilecek norm kadro fazlası işçiler ile norm kadro dahilinde ihtiyaç fazlası kabul edilenler Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatlarına gönderilecektir.

Belediye mevzuatında 2004 yılından bugüne yapılan değişikliklerle kurulan norm kadro düzeni, belediye işçilerini bilinçli bir şekilde fazla personel haline getirmiştir. 

Söz konusu mevzuat ile belediye hizmetlerinde kamu istihdamı daraltılmış ve taşeronlaşma yaygınlaştırılmıştır

Belediyelerin tüm hizmetleri piyasadan satın alması için kurgulanan norm kadro düzeni bu yasayla doğrudan uygulamaya girmiş olacaktır. Bu yasayla taşeroncu belediyelere gün doğmaktadır.

Bu tasarı yasalaştığı takdirde belediye çalışanlarının iradeleri dışında bazı kamu kuruluşlarının taşra teşkilatlarına gönderilmesiyle belediye hizmetleri alt işverenlere/taşeronlara teslim edilecek, böylece sendikasız, toplu sözleşmesiz, asgarî ücretli, emeği sömürülen çalışan kitlesi daha da yaygınlaşacaktır.  

Tasarının mantığında belediyelerin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının personel giderlerinden kaynaklandığı gibi yanlış bir algılama vardır. Oysa bu durum sadece küçük bazı belediyeler için geçerlidir ve istisnadır. Yasa tasarısı istisnai durumdan yola çıkarak genelleştirmeye gitmektedir. 

Zor durumda olan bazı küçük belediyelere kaynak aktararak sorunun çözülmesi olanaklıyken böyle bir genelleme belediyelerde istihdam koşullarını işçiler aleyhine kökten bozmaktadır.  

Yasa tasarısında norm kadro fazlası işçilerin ve ihtiyaç fazlası işçilerin tespitinin ne şekilde yapılacağı, tespit sırasında hangi kriterlerin esas alınacağı konusu da son derece sorunludur. 

Sendikalarımız, tasarının yasalaşması halinde işyerlerinden kopartılan işçilerin çok büyük hak kayıpları ve hak ihlali ile yüzyüze kalacağından derin bir endişe duymaktadır.

Sendikalarımız, belediye işçilerinin hak ve çıkarlarının korunması için taleplerimiz gerçekleşene kadar mücadeleyi sürdürmeye kararlıdır. 

10 Ocak 2011 Pazartesi

Zayıflamak İstiyorum Ama Olmuyor Diyenler Bunları Biliyor Musunuz

Zayıflamak İstiyorum Ama Olmuyor Diyenler 

Kilo vermek mi istiyorsunuz? Sadece ülkemizdeki yöntemlerde değil, dünyanın herhangi bir yerinde insanların zayıflama çabalarını öğrenerek bunları uygulamalısınız.

Nebil İlseven kimdir Nebil İlseven Biyografisi


Nebil İlseven kimdir?

Nebil İlseven, Robert Koleji'nden okuduktan sonra ABD'de üniversite eğitimini Siyaset Bilimi ve Ekonomi konularında yapmıştır. Georgetown Stratejik ve Uluslararası Etüdler Merkezi'nde Uluslararası İlişkiler dalında araştırma görevlisi olarak çalışmıştır. 1982 tarihinde Kentucky Üniversitesi, Patterson School of Diplomacy and International Commerce'den Uluslararası İlişkiler ve Uluslararası Ticaret dalında lisansüstü diplomasını almıştır. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü bünyesinde bankacılık konusunda doktora yapmıştır.

CHP'nin İstanbul Yeni İl Başkanı Nebil İlseven Oldu


Nebil İlseven CHP İstanbul İl Başkanı oldu. 

CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek'in milletvekili adayı olmak için istifa etmesinin ardından Nebil İlseven aynı göreve getirildi.  

CHP'de yeni yönetim CHP İstanbul İl Başkanılığı'na Nebil İlseven getirildi. CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek'in milletvekili adayı olmak için istifa etmesinin ardından Nebil İlseven aynı göreve getirildi. Berhan Şimşek'in istifasıyla boşalan CHP İstanbul İl Başkanlığı'na Doğan Holding'in eski CEO'su Nebil İlseven getirildi.

Zayıflamak İsteyenler Neden Aynı Hızla Zayıflamazlar

Zayıflamak isteyenler neden aynı hızla kilo kaybetmezler ?

Vücüdumuz yağ kaybetmekten hoşlanmıyorda ondan. Genetik kodlarımız fazla yağları enerji rezervi olarak algılıyor ve herhangi bir açlık / kıtlık halinde hayatta kalmanın garantisi olarak görüyor. 

8 Ocak 2011 Cumartesi

7 Ocak 2011 Cuma

CIA Ajanları Fethullah Gülen Cemaatine Kefil Oldu


CIA AJANLARI FETHULLAH GÜLEN’E KEFİL OLDU

CIA AJANLARI FETHULLAH GÜLEN’E KEFİL OLDUZaman gazetesinde bugün yayınlanan bir haber akıllara zarar dedirtecek türden. Eski MİT mensubu Osman Nuri Gündeş’in “İhtilaller ve Anarşinin Yakın Tanığı" adlı kitabında ortaya attığı iddialar eski CIA mensupları Graham Fuller ve Robert Bauer tarafından yalanlandı. Habere göre; Gündeş’in bu iddiaları son derece ihtimal dışı ve vahşice. İddialara göre Orta Asya’da bulunan Gülen okullarında 130 CIA ajanı öğretmen olarak görev yapmaktaydı. 1995-97 arasında CIA'in Orta Asya ve Kafkaslar'daki operasyonlarının şefliğini yapan Robert Bauer, iddiaları 'düzmece' olarak nitelendirirken, "Benim görev süremde CIA'in Orta Asya'da 'ajanları' yoktu." dedi.

Apolitik Öğrenci Temsilcisi Üstelik Jaguarlı Daha Ne Olsun


ALLAH HERKESE JAGUAR NASİP ETSİN

ALLAH HERKESE JAGUAR NASİP ETSİN
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün üniversitelerin öğrenci konseyi başkanlarıyla yaptığı görüşme tartışılmaya devam ediyor.
Bu görüşmede en çok konuşulan olaysa, Bilkent Üniversitesi öğrenci temsilcisi Alper Yasin Altınel’in Jaguar marka lüks bir otomobille Köşk’e gelmesi oldu.
Çıkan haberlere göre; Altınel’in bir de özel şoförü vardı.

174 Bin Belediye İşçisine Torba Yasayla Sürgün Yolu Açıldı


Torba Tasarıda Norm Kadro Ve İhtiyaç Fazlası Belediye İşçilerin Durumunu Düzenleyen Madde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan Geçti.

KOMİSYONDA YAPILAN DÜZENLEME, BELEDİYE İŞÇİLERİ AÇISINDAN TASARININ İLK HALİNDEN DAHA DA OLUMSUZDUR.

Kamuoyunda ''Torba Tasarı'' olarak adlandırılan, bazı kanunlarda değişiklik öngören tasarının, il özel idaresi ve belediyelerdeki norm kadro ve ihtiyaç fazlası işçilerin, Karayolları Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü taşra teşkilatlarına aktarılmalarını öngören maddesi dün (06 Ocak 2011) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmüştür.

6 Ocak 2011 Perşembe

Hizbullah'ı Kim Tahliye Ettirdi


HİZBULLAH’IN TAHLİYESİNE KİMLER GÖZ YUMDU?

HİZBULLAH’IN TAHLİYESİNE KİMLER GÖZ YUMDU?
CMY’nın tutuklulukla ilgili 102’nci maddesi ile ilgili olarak TBMM genel kurulunda maddenin okunması sonrasında, “kabul edenler etmeyenler” dışında hiçbir söz sarfedilmemiştir. CMY’nın 252’nci maddesinde özel görevli mahkemelerle ilgili olarak AKP milletvekillerince, bu mahkemelerdeki örgütlü suçlara ilişkin yargılamaların uzun sürdüğü gerekçe gösterilerek, tutuklamaların iki kat uygulanması yolunda önerge verilmiş ve bu önerge üzerinde önergeyi verenler de herhangi bir konuşma yapmadan, madde oylanarak kabul edilmiştir.

4 Ocak 2011 Salı

Spor İş Kanunu Metin Kurt Spor İşçisi Yasası Çıkmalı Dedi

Spor İş Kanunu  Metin Kurt Spor İşçisi Yasası Çıkmalı Dedi, Metin Kurt Spor İşçisi Yasası Çıkmalı  Spor İş Kanunu Çıkmalı, Metin Kurt: Spor İşçisi Yasası Çıkmalı, spor iş kanunu, spor iş yasası, sporcular için iş kanunu çıkmalı, devrimci spor emekçileri sendikasını kuran metin kurt spor iş kanunu çıkmalıdır dedi.

Metin Kurt: Spor İşçisi Yasası Çıkmalı

Futbol, spor ve örgütlenme üzerine sorularımızı cevaplayan Spor Emek Sen'in kurucusu eski milli futbolcu Metin Kurt, Spor İşçileri Yasası çıkmadan sorunların çözülemeyeceğini ifade etti.

Galatasaraylı eski futbolcu Metin Kurt ile spor, spor emekçileri üzerine bir söyleşi yaptık.

Devrimci Spor Emekçileri Sendikası Spor Emek Sen Metin Kurt Tarafından Kuruldu


Türkiye Devrimci Spor Emekçileri Sendikası (Spor Emek-Sen)

Sendikanın kurucu başkanı Metin Kurt, “Sendikamız, sporda egemenlere karşı maçı başlatmıştır. Bu tarihi maçı kesin kazanacağız” dedi