12 Şubat 2011 Cumartesi

2011 Öğrenci Afının Ayrıntıları Ve Son Durum

11 Şubat 2011 Öğrenci Affı Son Durumu 

Meclis Genel Kuruluna Af Kanunu Şu Şekilde Gelmişti
113 üncü maddesi; yükseköğretim kurumlarından ilişikleri kesilen öğrencilerin öğrenimlerine
2010-2011 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde başlama imkanının getirilmesini, öğrenim hakkından
yaralanacak olan kişilerin kayıt sırasında askerliklerinin tecil edilmiş sayılmasını ve halen askerde
olanların başvuru haklarının saklı tutulmasını, öğrenim hakkından yararlanan öğrencilere
yükseköğretim kurumlarının imkanları ölçüsünde çalıştıkları veya ikamet ettikleri illerdeki
yükseköğretim kurumlarına ve açık öğretim fakültesinin eşdeğer programlarına yatay geçiş imkanının
getirilmesini ve Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı eğitim kurumları ile Polis Akademisi ve bağlı
yükseköğretim kurumlarından 22/10/2008 tarihi itibarıyla ilişiği kesilenlerin de Yükseköğretim
Kurulunca uygun görülen yükseköğretim kurumlarına intibaklarının sağlanmasını öngören
hükümlerin eklenmesi suretiyle 177 nci madde olarak,

11 Şubat 2011 Cuma

Sürgün Yasası Meclisten Geçti 2011


Torba Yasa'nın belediye işçilerini sürgüne gönderip, hak gaspına yol açan maddesi Mecliste kabul edildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı

23. Dönem 5. Yasama Yılı 63. Birleşim 10/Şubat /2011 Perşembe
170'inci madde üzerinde dört adet önerge vardır. Bu dört önerge de aynı mahiyettedir. Şimdi bu önergeleri okutup birlikte işleme alacağım, önerge sahiplerinin istemi hâlinde de kendilerine ayrı ayrı söz vereceğim.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın "Mahalli idarelerin ihtiyaç fazlası işçilerine ilişkin hükümler" başlıklı 170. maddesinin kanun tasarısından çıkarılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.

Sezgin Tanrıkulu İktidar Uzak Değil

Sezgin Tanrıkulu: “İktidar uzak değil” 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu Kars'taGenel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Kars’ta partililere yönelik gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı yeni il binasının açılışına katılan Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, açılış sonrası partililere yönelik gündeme ilişkin açıklamalarda bulunup, genel seçimlerde tek başına iktidar için çok çalışmaları konusunda duyarlılık göstermelerini istedi.

AKP'li Ahmet İyimaya Kenan Evrenin Avukatlığını Yapmış

AKP'li Ahmet İyimaya Kenan Evren'in Avukatlığını Yapmış, Kenan Evren'in Avukatı AKP'li Ahmet İyimaya Çıktı, AKP Milletvekili Kenan Evren'in Avukatlığını Yapmış, Ahmet İyimaya AKP Milletvekili Ahmet İyimaya.

KENAN EVREN'İN AVUKATI AKP'Lİ AHMET İYİMAYA ÇIKTI
Muharrem İnce’den zehir zemberek açıklamalar karşısında bugün TBMM’de heyecanlı dakikalar yaşandı.

CHP için ’darbe şakşakçısı’ diyen AKP’lilere bugün TBMM kürsüsünden belgesiyle cevap veren CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'nın 12 Eylül'den sonra Kenan Evren’in avukatlığını yaptığını açıklayarak ’Kim darbe şakşakçısı? Buna söylemeye insan utanır. Bundan sonra hiç biriniz CHP hakkında tek bir laf etmeyeceksiniz. Darbecinin avukatını komisyon başkanı yapmışsınız, daha ne yapacaksınız. Siz darbecilerle iç içesiniz. Darbecileri koruyorsunuz, darbecilerin avukatısınız ’ diye seslenndi.

10 Şubat 2011 Perşembe

Ömer Süleyman Kim Ömer Süleyman Kimdir


Ömer Süleyman Kimdir

Mısır'da halkın tepkisi üzerine hükümetin istifa etmesinden sonra istihbarat başkanı Ömer Süleyman, cumhurbaşkanı yardımcılığına atandı.

Mübarek İstifa Etti Hüsnü Mübarek Dönemi Kapandı

Mübarek İstifa Etti Hüsnü Mübarek Dönemi Kapandı, Mübarek İstifa Etti, mübarek istifa etti, mısır başkanı mübarek istifa etti, mübarek istifa etti haberi, hüsnü mübarek istifasını verdi, hüsnü mübarek direnemedi istifa etti, bir devir kapandı hüsnü mübarek gitti, hüsnü mübarek dönemi kapandı. Ve Hüsnü Mübarek istifa etti


Ve Hüsnü Mübarek istifa etti
 
18 gündür halkın 'bırak' çağrılarına direnen Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek istifa etti. Mübarek'in Yardımcısı Ömer Süleyman, "Mübarek yetkilerini orduya devretti" dedi. İstifa haberi Tahrir Meydanı'nı bayram yerine çevirirken, Mübarek'in İsviçre'deki mal varlıkları ise donduruldu.

Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in istifa ettiğini açıklayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ömer Süleyman, TV'den yaptığı açıklamada, Mübarek'in, devleti yönetme konusunda, Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi'ni "görevlendirdiğini" söyledi.

KESK Açıkladı Torba Yasayla İlgili Gerçekler

Torba Yasa İle İlgili Çalışma Bakanlığı'nın İddiaları Gerçek Dışıdır! 

Tüm illerden binlerce emekçinin "Ankara Yürüyüşü" dünyanın gözü önünde gaz bombaları, biber gazı ve tazyikli su ile engellenmiştir. Bu açık hukuksuzluğun kamuoyunda tepki ile karşılandığı saatlerde Ostim’de sabah ve akşam saatlerinde iki patlama meydana gelmiş, onlarca emekçi yaşamını yitirmiş ve yaralanmıştır.

Pargalı İbrahim Paşa Nasıl Öldü


Pargalı İbrahim Paşa'nın Ölümü

Bazı tarihçilerin Venedikli olduğunu iddia ettiği Pargalı, bir Rum olan ve ilk adı bilinmeyen İbrahim, küçük yaşta Türklerin eline esir olarak geçiyor ve sonraki yıllarda “Kanunî Sultan Süleyman” adıyla anılacak olan Şehzade Süleyman’a hediye ediliyor. Yıl 1510…

15 yaşında olan Şehzade Süleyman, kendisiyle aynı yaştaki Pargalı İbrahim’le çok iyi arkadaş oluyor ve kardeş gibi büyüyorlar.

İbrahim büyüdükçe, görenleri hayran bırakan yakışıklı bir delikanlı oluyor ve kölelikten Osmanlı İmparatorluğu Sadrazamlığı’na doğru müthiş serüveni başlıyor.

Peki, Pargalı İbrahim Paşa şanslı mıydı? Hem evet, hem hayır!

Padişah Yavuz Sultan Selim, 22 Eylül 1520’de hayata veda edince 25 yaşındaki Şehzade Süleyman tahta çıktı. Pargalı İbrahim’in şansı iyice açılmış, yıldızı parlamıştı. Çünkü yeni padişahın en yakın arkadaşıydı ve hükümdar ona “Kardeşimden yakınsın” diyordu.

 Pargalı İbrahim, çok iyi keman çalardı. Kemanın tellerini o kadar ustaca kullanırdı ki, dinleyenler hayran kalırdı.

İbrahim’in kemanının tellerine sanki en içten nağmeleriyle şakıyan bülbül konmuş gibiydi. Bu yanık keman sesine Kanunî Sultan Süleyman da hayran olurdu.

Pargalı İbrahim “Paşa” unvanını aldı, Kanuni Sultan Süleyman’ın kız kardeşi Hatice Sultan’la dillere destan bir düğünle evlenerek saraya damat oldu. Kanuni’nin, İbrahim Paşa’ya gösterdiği büyük sevgi, dostlarını bile çatlatıyordu.

Çok akıllı olan Pargalı İbrahim Paşa, 27 Haziran 1523’te, Kanuni tarafından “Sadrazam” yapıldığında henüz 28 yaşındaydı.

 Kölelikten sadrazamlığa (başbakanlığa) yükselmek, muazzam bir olaydır.

Damat İbrahim Paşa artık kendisini padişahla eşit görmeye başlamıştı. Çok önemli işler de başardı… Kazanılan zaferlerde, Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra, ikinci büyük şan onundu… Bazı konularda kendisini padişahtan bile daha yetkili gibi göstermeye ve bu şekilde davranmaya başlamıştı.


Makbul İbrahim Paşa'nın ölümüyle ilgili pek çok neden öne sürülmektedir. Avusturya'yla 1533 yılında yapılan barış görüşmeleri sırasında elçilere devletin kudretinden bahsettikten sonra kendi gücünü şöyle vurgulamıştır:
"Bu büyük devleti idare eden benim; her ne yaparsam, yapılmış olarak kalır, zira bütün kudret benim elimdedir; memuriyetleri ben veririm, eyaletleri ben tevzi ederim; verdiğim verilmiş, reddettiğim reddedilmiştir. Büyük padişah bir şey ihsan etmek istediği yahut ihsan ettiği zaman bile eğer ben onun kararını tasdik etmeyecek olursam, gayr-i vaki gibi kalır; çünkü her şey; harb, sulh, servet, kuvvet benim elimdedir." 

Bu sözlerle İbrahim Paşa'nın iktidar hırsının hangi boyutlara ulaştığı anlaşılmaktadır. Paşa özellikle Irakeyn Seferi sırasında padişahtan kendisini soğutmaya başlamıştır. Defterdar İskender Çelebi'yi idam ettirmesinin padişahı ondan soğutan nedenlerden birisi olduğu düşünülür. Ayrıca İbrahim Paşa ile ilgili kendisine hediye olarak gönderilen Kur'anları kabul etmediği, Hristiyanlık inancını taşıdığı, eşiyle ilgilenmediği, bazı cinayetleri sakladığı ve Doğu seferleri sırasında boş yere harcamalar yaptığı söylentileri yayılmıştı.

Pek çok tarihçi, yabancı elçilerin İbrahim Paşa’yla görüşmelerine ilişkin hazırladıkları raporlarından yola çıkarak onun iktidar hırsıyla pek çok kararı kendi başına buyruk verdiği savında bulunmaktadır.  Bu nedenle, 1536 yılında gücünden kaygılanan Kanuni Sultan Süleyman'ın emri ile öldürüldüğü iddia edilmektedir. Ayrıca Makbul İbrahim Paşa'nın Hürrem Sultan'ın oğlu olmayan Şehzade Mustafa'yı desteklemesinden dolayı ölümünde Hürrem Sultan'ın da büyük bir rol oynadığı rivayet edilir.


O kadar güçlenmişti ki, yabancı devlet adamları bile ondan “Sultan İbrahim” diye söz ediyordu. Pargalı İbrahim Paşa’nın ünü ve serveti hızla büyürken, bir yandan da adım adım acı sona doğru yaklaşıyordu.

Kanuni Sultan Süleyman, devletin en yüksek makamına çıkardığı Pargalı Damat İbrahim Paşa’nın ölçüyü kaçırdığını düşünmeye başlamıştı.

İbrahim Paşa'nın İdamı
Padişah bir ramazan akşamı İbrahim Paşa’yı iftara çağırdı. Tatlı bir şekilde uzun uzun sohbet ettiler. Kanuni Sultan Süleyman ona “Bu gece sarayda kal” dedi.

Sadrazam yatmak için, hazırlanan odaya geçti, tatlı bir uykuya daldı.

Aynı anda Cellat Kara Ali oraya girdi, yağlı kemendi onun boynuna doladı. Sadrazam İbrahim Paşa uyandı, bir süre direndi ama faydasız… Cellat Kara Ali çok güçlüydü.

Yan odadaki Padişah, boğuşma seslerini duyuyor ve sonucu bekliyordu.

Sadrazam, son nefesini verdiğinde 41 yaşındaydı. (15 Mart 1536)

Padişahın bir numaralı adamıydı. Saraya damat oldu “Makbul İbrahim Paşa” unvanını aldı, sonra Padişah tarafından boğdurulup “Maktul İbrahim Paşa” oldu. Görkemli hayat acı bitti.

9 Şubat 2011 Çarşamba

Hürrem'in Çocukları


Hürrem Hangi Padişahın Annesidir

Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman'a bir kız, dört oğlan çocuğu doğurdu. En büyük oğlu Mehmet Şehzade tahta çıkamadan öldürüldü. İkinci oğlu Selim tahta çıktı. Diğer çocukları da Beyazıt ve Cihangir Şehzadeleridir. Kızı Mihrimah Sultan'ı Vezir-i Azam Rüstem Paşa ile evlendirerek Vezir-i Azam'la bir ittifak oluşturdu. Kanuni, yeniçeriler tarafından çok sevilen oğlu Mustafa'yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla öldürttü. 

Yüzyılın Aşkı Deniz Gezmiş Aşık Olsa


“YÜZYILIN AŞKI” DENİZ GEZMİŞ İLE AKILLARA KAZINACAK!
Ve Diğer Şeyler Topluluğu’nun yeni oyunu “Yüzyılın Aşkı”; iki sevgilinin geçen yüzyılın Türkiye’sinde 8 değişik zamanda farklı karakterlerin yaşadıkları birbirine kavuşamamış hayali aşk hikayelerini anlatıyor. Deniz Gezmiş’e atfedilen zaman diliminde anlatılan aşk hikayesi ise “Yüzyılın Aşkı”nda,  duyguları doruk noktasına çıkartıyor.

8 Şubat 2011 Salı

Torba Yasanın Görüşülmesi Neden Ertelendi

Torba Yasanın Görüşülmesi Neden Ertelendi, TBMM'sinde görüşülmekte olan torba yasa ertelendi, torba yasa neden ertelendi, torba yasanın ertelenme nedeni, torba yasa ertelendi, ertelenen torba yasa ne zaman görüşülecek, görüşülmesi ertelenen torba yasa ne zaman görüşülecek.

Torba Yasa Görüşmeleri Ertelenmedi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), halen görüşmeleri Genel Kurul’da devam eden kamu alacaklarını yeniden yapılandıran Torba Yasa tasarısının görüşmelerine ara vererek, Yargıtay ve Danıştay'a yeni daire ve üye sayını artırmayı öngören kanun tasarısını görüşecek.


7 Şubat 2011 Pazartesi

ILO Sözleşmeleri

ILO Sözleşmeleri, 98 Sayılı ILO Sözleşmesi 135 Sayılı ILO Sözleşmesi 151 Sayılı ILO Sözleşmesi 158 Sayılı ILO Sözleşmesi, 98 Sayılı ILO Sözleşmesi, 135 Sayılı ILO Sözleşmesi, 151 Sayılı ILO Sözleşmesi, 158 Sayılı ILO Sözleşmesi. 

1- 98 Sayılı ILO Sözleşmesi
Örgütlenme ve Toplu Görüşme Hakkı Prensiplerinin Uygulanması  Hakkında 98 Sayılı Uluslararası Çalışma Sözleşmesi; Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından 1 Temmuz 1949’da kabul edilmiş, 18 Temmuz 1951’de yürürlüğe girmiştir. Sözleşme Türkiye tarafından 8 Ağustos 1951 tarihinde 5834 sayılı kanunla onaylanmıştır. Bu sözleşme, 87 sayılı Sözleşmenin tamamlayıcısı niteliğinde olup sendika ile toplu pazarlık hakkının işverenlere karşı korunmasını sağlama amacını gütmektedir. 98 sayılı Sözleşme sendika özgürlüğünün zedelenmesine yönelik olarak işverenlerden gelecek olumsuz hareketlere karşı işçiyi koruma yönünden önemli bir sözleşmedir. Ayrıca sözleşme, işçilerin işe alınmalarında sendikalı olup olmadıkları yönünden ayrıma tabi tutulmalarını önleme amacı taşımaktadır.  Sözleşmenin özellikle 1 inci maddesi, konumuz açısından önem taşımaktadır. 1 inci maddede işçilerin sendika hürriyetlerinin her türlü ayrımcılığa karşı tam bir korumadan yararlanacağı belirtilmiş bu korumanın;

Pargalı Ne Demek


Pargalı Ne Demek
Yunanistan'da bir yer adı. Osmanlı tarihinde Damat İbrahim Paşa'nın bilinen adıyla Pargalı Damat İbrahim Paşa'nın doğduğu yer.


Pargalı Damat İbrahim Paşa Kimdir? 

Pargalı Damat İbrahim Paşa (1493-15 Mart 1536) Kanuni Sultan Süleyman saltanatı döneminde 1523-1536 yılları arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

6 Şubat 2011 Pazar

Ben Bilmem Beyim Bilir

Ben Bilmem Beyim Bilir, CHP kapı kapı dolaşıp ‘ben bilmem beyim bilir’i yıkıyor, ben bilmem beyim bilir anlayışını chp yıkmak için çalışıyor, CHP'li kadınlar ben bilmem beyim bilir diyen kadınları ikna edebilecek mi.

CHP kapı kapı dolaşıp ‘ben bilmem beyim bilir’i yıkıyor

CHP’de, yaklaşık 3 yıl aradan sonra görevlendirme yapılarak aktif hale getirilen Kadın Kolları Genel Başkanlığı, yaklaşan seçimler öncesinde kapı kapı gezerek, projelerini anlatıp kadınlardan oy istiyor.

Kılıçdaroğlu'na Kaynağı Nereden Bulacaksın Sorusunun Asıl Amacı Ne

Kılıçdaroğlu'na Kaynağı Nereden Bulacaksın Sorusunun Asıl Amacı Ne, Kılıçdaroğlu'na Kaynak Sorusunun  Asıl Amacı Ne, Kılıçdaroğlu'na Kaynağı Nereden Bulacaksın Sorularının  Asıl Amacı Ne

KILIÇDAROĞLU’NA KAYNAK SORANLARIN ASIL AMACI NE?KILIÇDAROĞLU’NA KAYNAK SORANLARIN ASIL AMACI NE?

Sosyal devlet olmanın gereği olarak gündeme getirilen “aile yardımı” benzeri sosyal projelere, “kaynağı nereden bulacaksın, istikrarı bozacaksın" denilerek karşı çıkılmasının altında yatan neden de, söylendiği gibi kaynak yetersizliği değil, işte bu anlayıştır 

5 Şubat 2011 Cumartesi

Cengiz Kapmaz Yazdı: Çevik Bir Abdullah Öcalan'la Görüştü Dağa Sen Çıkardın Sen İndireceksin Dedi

Cengiz Kapmaz Yazdı: Çevik Bir Abdullah Öcalan'la Görüştü Dağa Sen Çıkardın Sen İndireceksin Dedi, Çevik Bir Abdullah Öcalan'la Görüştü Mü, Çevik Bir İmralı'ya Giderek  Abdullah Öcalan'a İnsanları Dağa Sen Çıkardın Sen İndireceksin Dedi Mi.

İmralı Günleri`nin yazarı Taraf`a konuştu!
Öcalan’ın İmralı Günleri isimli kitabıyla yerleşik kanaatleri sarsan gazeteci Cengiz Kapmaz’la konuştuk. Kitabında, Kürt siyaseti-Öcalan-PKK ilişkisinin, devlet-İmralı temaslarının son on yılını çok çarpıcı bilgi ve belgelerle anlatan Cengiz Kapmaz Günlük gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor. 

Cengiz Kapmaz Yazdı: Çevik Bir Abdullah Öcalan'la Görüştü Dağa Sen Çıkardın Sn İndireceksin Dedi

Cengiz Kapmaz Yazdı: Çevik Bir Abdullah Öcalan'la Görüştü Dağa Sen Çıkardın Sn İndireceksin Dedi, Çevik Bir Abdullah Öcalan'la Görüştü Mü, Çevik Bir İmralı'ya Giderek  Abdullah Öcalan'a İnsanları Dağa Sen Çıkardın Sen İndireceksin Dedi Mi.

İmralı Günleri`nin yazarı Taraf`a konuştu!
Öcalan’ın İmralı Günleri isimli kitabıyla yerleşik kanaatleri sarsan gazeteci Cengiz Kapmaz’la konuştuk. Kitabında, Kürt siyaseti-Öcalan-PKK ilişkisinin, devlet-İmralı temaslarının son on yılını çok çarpıcı bilgi ve belgelerle anlatan Cengiz Kapmaz Günlük gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor. 

İmralı Günleri Cengiz Kapmaz Yazdı Öcalan'ın İmralı Günleri


Öcalan'ın İmralı Günleri / Cengiz Kapmaz

Gazeteci Cengiz Kapmaz, Abdullah Öcalan’ın İmralı günlerini enine boyuna ele aldığı kitabında şaşırtıcı bir Öcalan portresi sunuyor. Kitap, geçmişten devralınan bir sorunu açıklamaya değil Türkiye’nin geleceğini anlamaya ve bu geleceğe müdahale etmeye çalışıyor. Ya despotluk ya demokrasi.

3 Şubat 2011 Perşembe

Hanefi Avcı: O Kasetlerin Sahibi Cemaatin Ta Kendisidir


O KASETLERİN SAHİBİ CEMAATİN TA KENDİSİO KASETLERİN SAHİBİ CEMAATİN TA KENDİSİ
Hanefi Avcı, terk ettiği ofisinde bulunan dinleme kasetlerinin cemaat tarafından ofisine konulduğuna dair kanıtlar sundu  

Emniyet’teki cemaat örgütlenmesini anlatan Haliç’te Yaşayan Simonlar kitabından sonra Devrimci Karargah örgütü üyesi olduğu iddiasıyla tutuklanan Hanefi Avcı, avukatları aracılığıyla bir basın açıklaması yaptı.

Torba Yasayı Protesto Eden İşçi Ve Memuru Polis Biber Gazına Boğdu

Polis bu kez de işçiyi biber gazına boğdu


Torba Yasa Tasarısı'nı protesto için Meclis'e yürümek isteyen eylemcilere polis biber gazıyla müdahale ediyor. 

Kanuni Sultan Süleyman Neden Oğlunu Öldürdü

Kanuni Sultan Süleyman Neden Oğlunu Öldürdü, kanuni sultan süleyman oğlunu neden öldürdü, kanuni sultan süleyman neden oğlunu öldürdü, kanuni oğlunu neden öldürdü, kanuni neden oğlunu öldürdü, kanuni oğlunu öldürdü mü, kanuni mustafayi neden oldurdu, kanuni oglunu neden idam ettirdi, kanuni oğlunu öldürttü mü?, kanuni sultan süleyma oğlunu öldürdümü, kanuni sultan süleyman ile oğlu ibrahim paşa yazışması, kanuni sultan süleyman kaç oğlunu öldürdü, kanuni sultan süleyman mustafayı neden öldürdü, kanuni sultan süleyman pargalı ibrahim'i neden öldürdü, kanuni sultan süleymanın oğlunu öldürdü mü, kanuni sultan süleymanın padişah olan oğlu kim, kanunu sultan süleyman' oglunu öldürdümü, kanunı sultan suleymanın oldurdugu oglu, musatafa neden idam oldu, suleyman oglunu neden öldurdu, suleyman oglunu oldurttu, sultan selim oğlunu neden öldürdü, sultan süleyman neden oğlunu öldürdü, sultan süleyman oglunu neden öldürdü, sultan süleyman oglunu öldürdümü, sultan süleyman oğlunu mu öldürdü,

Kanuni Sultan Süleyman Oğlu Şehzade Musafa'yı Neden Öldürttü 
Belgelere göre Hürrem Sultan ve damadı Rüstem Paşa’nın oyunlarına inanan Kanuni, Şehzade Mustafa’nın, yerine tahta geçmek için hazırlığa giriştiği şüphesine kapılıyor ve şehzadeyi öldürmeye karar veriyor. 1553’te İran seferi esnasında adam göndererek oğlunu yanına çağırtıyor. Şehzade Mustafa’nın yanındaki devlet adamları ve annesi, Şehzadenin başına bir şey geleceğini bildiklerinden gitmesine engel olmak istiyor ancak Mustafa babasına karşı gelmek istemiyor. 6 Ekim’de Halep-Konya arasında kurulu olan Aktepe’teki otağa geliyor. Bu buluşma Venedik raporlarında ise şöyle anlatılıyor:

Ordugahtan gelen meçhul mesaj
“Şehzadenin çadırlarının iskeletleri dikilir dikilmez, ordugâhtan üzerinde bir kâğıt olan bir ok fırlatılır. Kâğıtta babasının yanına gitmemesi, babasının onu öldürmek istediği yazılıdır. Mustafa bu sözlere kulak asmaz ve babasının yanına gitmek ister. Bunun Rüstem Paşa’nın bir oyunu olduğunu, babası ile arasını açmak istediği için yaptığını düşünür. ‘Babam beni öldürmek istiyorsa, beni hayata getirdiği gibi canımı da almaya hakkı vardır’ der. Yola çıkmaya karar verir ve önden hediyelerini gönderir. Hediyeleri deri çuvallar içinde taşınır.Gümüş ve beyaz renkli giysiler, altında da kırmızı saten şalvarı vardır. Çok güzel, değerli taşlarla süslü bir atın üzerinde babasının yanına doğru ilerler.”

Oğlunu çadırında boğdurdu
“Odaya girdiğinde babasını elinde bir ok ve yay ile oturur halde bulur. Mustafa saygıyla eğilir. Babası ise kendisine, ‘Köpek herif, sen hâlâ ne cüret ile beni selamlıyorsun’ diye bağırır. Babası başını hemen arkaya çevirir. Bu da Mustafa’yı öldürmekle görevlendirdiği adamları için bir işarettir. Kapıcıbaşı ellerini hemen Mustafa’nın boynuna dolar ve ‘Sakın hareket etme, sultanın verdiği emirlerini uyguluyorum’ der. Odadaki üç dilsiz Mustafa’nın üzerine atılırlar ve boğmak için boynuna yay ipi dolarlar. Bu ip birden kopar. Zavallı Mustafa oradakilerin elinden kurtulmayı başarır. Bazılarını yere savurur ve kaçmaya çalışır. Kaçarken üzerindeki giysinin eteklerine takılır ve yere düşer. O anda kapıcıbaşı Mustafa’yı bir ayağından yakalar. Sultanın orada bulunan diğer adamları ellerine başka bir yay ipi alarak yine boynuna dolarlar”

Sarığını çıkarın
“Mustafa ip ile boynu arasına elini koymayı başarır. Her ne kadar sıksalar da Mustafa’yı bu şekilde boğamazlar. Sultan o zaman, ‘Başındaki sarığı çıkarın,yoksa öldüremeyeceksiniz’ der. Sultan böyle söyler çünkü Türkler sarığın altında pamuktan, üzerinde harfler yazılı bir bere takarlar. İnançlarına göre bu harflerin onları koruduğuna inanırlar. Bu harfler birinin etine değdiği sürece bu kişinin cani bir şekilde öldürülemeyeceğine inanırlar. Kapıcı,Mustafa’nın başından bereyi alıp sultana uzatır. Sultan da alıp bir kenara koyar.”

Cesedi çadırın önüne koydu
“Üçüncü yay ipini de Mustafa’nın boynuna dolarlar. Bu ellerindeki son iptir. Mustafa çenesini göğsüne doğru indirerek kendini korumaya çalışır. Ancak oradakiler zorla başını havaya kaldırırlar ve birçok kişi için umut olan, Osmanlı hanedanının en cesur sultanını öldürmeyi başarırlar. Kapıcılar bu iş bittikten sonra ağlayarak sultanın otağından dışarı çıkar. Birçok kişi de kendisini ağlarken görür ve olan biteni anlarlar. Ordudakiler zavallı Mustafa’nın atının ahıra götürüldüğünü görünce, alanda büyük bir gürültü kopar. Herkes aynı anda çadırlarından çıkıp neler olduğunu anlamaya çalışırlar. Sultan, yeniçerilerin Mustafa’nın halen hayatta olduğunu sanıp bir ayaklanma çıkarmalarından korktuğundan, oğlunun cesedini bir halının üzerine koyup, herkesin görebileceği şekilde çadırdan dışarı bırakılmasını emreder. 

Kaynak:postmedya.com

2 Şubat 2011 Çarşamba

DİSK Başkanı Torba Yasaya Karşı Ankara Yürüyüşümüz Engellenemez


SÜLEYMAN ÇELEBİ: OLAY ÇIKARSA SORUMLUSUNUZSÜLEYMAN ÇELEBİ: OLAY ÇIKARSA SORUMLUSUNUZ

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin Ankara’da yapacağı Torba Yasası protesto eylemini yasaklayan Ankara Valiliği’ne yazılı bir yanıt verdi.
İşte o yanıt metni:

Mısır Da Ordu Yönetime El Koyabilir


Mısır'da iç savaş korkusu. Göstericiler ile Mübarek yandaşları Kahire sokaklarında çatıştı
Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'in Eylül ayındaki seçimlerde aday olmayacağını açıklamasına karşın Kahire sokaklarındaki kaos durmak bilmiyor. Ordunun 'artık evinize dönün!' çağrısına karşın Kahire'de, Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek yanlısı ve karşıtı gruplar arasında yeniden çatışma başladı. Bölgeden çok sayıda yaralı ve ölü olduğu haberleri geliyor.

Roj Tv Nobel Adayı Roj Nobel'e Aday roj tv nobele aday gösterildi

Roj Tv Nobel Adayı Roj Nobel'e Aday roj tv nobele aday gösterildi, Roj TV Nobel'e Aday Gösterildi, ROJ TV NOBELE ADAY GÖSTERİLDİ, roj tv nobele aday gösterildi, roj tv yi kim nobele aday gösterdi, roj tv nin nobele aday gösterilmesi.

Roj Tv Nobel'e Aday Gösterildi
AB ve ABD'nin terör örgütleri listesinde bulunan PKK ile ilişkili olduğu iddiasıyla hakkında Danimarkamakamları tarafından kapatma davası açılmış bulunan ROJ TV, Nobel Barış   Ödülü'ne aday gösterildi.

Koop İş Sendikası Praktiker'de Toplu İş Sözleşmesi İmzalıyor



Koop İş Sedikası Praktiker'de Yetki Belgesini Aldı Toplu Sözleşmesi Görüşmeleri Başlıyor

Türkiye'de yapı marketleri sektöründe faaliyet gösteren bir işletmede ilk kez sendikal örgütlenmeyi tamamlayan Sendikamız, 15 Aralık 2008'de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, toplu iş sözleşmesi yapabilmek amacıyla Praktiker Yapı Marketleri için çoğunluk tespiti başvurusunda bulunmuştu.

1 Şubat 2011 Salı

Mübarek Aday Değilim Dedi

Baradey Mısır'ın Yeni Lideri Mi Oluyor


MISIR’IN YENİ LİDERİ BARADEY Mİ OLACAKMISIR’IN YENİ LİDERİ BARADEY Mİ OLACAK

  
Mısır’da halkın sokaklara dökülüp, 30 yıllık Hüsnü Mübarek rejimine baş kaldırması bir haftasını doldurdu. Şimdiye kadar geride yüzlerce yaralı ve bini geçen tutuklamayı bırakan olaylar neticesinde ülkede rejim ilk defa bu kadar ciddi bir biçimde sallanıyor.

Kars Belediyesi Heykele Yıkım Kararı Verdi

Kılıçdaroğlu Son Günlerde Hangi Kitapları Okuyor


KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN MASASININ ÜZERİNDEKİ KİTAPLAR
KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN MASASININ ÜZERİNDEKİ KİTAPLAR
Siyasi liderlerimiz arasında en çok kitap okuyan kimdi?
Kuşkusuz listenin başında Mustafa Kemal Atatürk var.
İkinci sırada İsmet İnönü mü yoksa Bülent Ecevit mi var?
Ya da Kemal Kılıçdaroğlu mu?
CHP lideri Kılıçdaroğlu iyi bir kitap okuru olduğunu biliniyor.
Zaten evindeki kütüphanesi de bu tezi kuvvetlendiriyor.

31 Ocak 2011 Pazartesi

Osmanlı Padişahları Nasıl Öldü Öldürüldü Zehirlendi


Osmanlı Padişahlarının Sonu Nasıl Oldu Nasıl Öldüler
36 Osmanlı padişahının 27’si çeşitli hastalıklar sonucu vefat ederken, 1’i savaş meydanında şehit olmuş, 4’ü öldürülmüş, 1’i zehirle intihar etmiş, 1’i zehirlenmiştir. 2 padişahın ecelleriyle mi öldüğü, yoksa öldürüldükleri mi hâlâ tartışmalıdır. 

Padişahların ölüm sebeplerinin başında beyin kanaması gelmektedir. 6 Osmanlı padişahı beyin kanamasından vefat etmiştir. Kanser ve verem ikinci sıradadır. Osmanlı padişahlarının ikisi prostat, biri de mide kanseri olmak üzere dördü kanserden ölmüştür. Dört padişah veremden ölürken bunların üçü baba, oğul ve torun olmaları dikkat çekicidir: Sultan İkinci Mahmut, Sultan Abdülmecit ve İkinci Abdülhamit. Kalp hastalıkları da padişahların ölüm sebepleri arasında önemli bir yer tutar. İki padişah kalp yetmezliğinden, iki padişah da kalp krizinden ölmüşlerdir. Osmanlı padişahlarının ölümünde şeker hastalığının vücutta yıllarca süren tahribatı da önemli bir rol oynamış, üç Osmanlı padişahı şeker hastalığının neticesinde vefat etmişlerdir. Bunlar, Üçüncü Ahmet, Beşinci Murat ve Beşinci Mehmet Reşat’tır. Birer padişahın ölümüne sebep olan rahatsızlıklar ise zatürree, siroz, iç kanama, böbrek yetmezliği, sara ve felçtir. Savaş meydanlarında şehit olan tek Osmanlı padişahı Birinci Murat’tır. Timur’un eline esir düşen Yıldırım Beyazıt zehir içerek intihar ederken, İkinci Beyazıt zehirlenmiş, İkinci Osman, Sultan İbrahim, Üçüncü Selim ve Dördüncü Mustafa isyanlar ve taht kavgaları yüzünden öldürülmüşlerdir. Osmanlı padişahlarının sağlığıyla bir hekimbaşının başkanlığında saraya bağlı “Hassa Hekimleri” teşkilatı ilgilenirdi. Hekimbaşıların görevde kalmaları hükümdarların sağlığıyla yakından ilgiliydi. Padişah herhangi bir hastalıktan vefat ederse hekimbaşı görevinden alınırdı. Osmanlılar da sağlık ve hekimlerle ilgili geniş bilgi Biofarma tarafından Coşkun Yılmaz ve Necdet Yılmaz’ın editörlüğünde çıkan Osmanlılar da Sağlık isimli iki ciltlik kitapta bulunabilir.

Nasıl Öldüler?

Osmanlı padişahlarının ölüm sebepleri hakkında tarihçilerin doktorlarla işbirliği yapmaları sonucunda çeşitli araştırmalar yapıldı. Ekrem, Uykucunun “Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler Nasıl Öldürüldüler” ile Zeynep Dramalı'nın “Tarihi Tersten Okumak” isimli kitapları ve Bedi Şehsuvaroğlunun “V. Türk Tarih Kongresi deki tebliği padişah ölümlerinin sebeplerini anlatır.

Hastalanarak Ölen Padişahlar
Osman Gazi: Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu olan Osman Gazi 1326’da kalp yetmezliğinden öldü. 


Orhan Gazi: 82 yaşındayken felç yüzünden 1362’de öldü. 


Çelebi Mehmet: 1421’de yüksek tansiyon yüzünden beyin kanaması geçirdi ve kısa bir süre sonra öldü.

İkinci Murat: Şiddetli bir baş ağrısı sebebiyle yatağa düştü ve üç gün sonra 3 Şubat 1451’de öldü. Ölüm sebebi beyin kanaması veya beyindeki bir tümördür. 

Yavuz Sultan Selim: 21 Eylül’ü   22 Eylül’e bağlayan gece 1520’de kanserden öldü.

Kanuni Sultan Süleyman: 1566’da Sigetvar kuşatmasının son günü 6/7 Eylül gecesi beyin kanamasından öldü. 

İkinci Selim: Bir hamam alemi sırasında cariyeleri kovalarken düşüp, yaralandı. 1574’te göğüs boşluğunda meydana gelen kanama yüzünden öldü. 

Üçüncü Murat: 17 Ocak 1595’te prostat kanserinden öldü. 

Üçüncü Mehmet: Bir gün saraya dönerken yolda karşılaştığı bir meczup, “56 gün sonra gelecek kazadan kurtulamazsın. Gafil olma padişahım” demişti. Bu olay Üçüncü Mehmet’i derinden etkiledi. Padişah yemeden, içmeden kesildi ve 22 Aralık 1603’te kalp krizi geçirerek öldü. 

Birinci Mehmet: Çok gençken, 22 Kasım 1617’de 28 yaşında mide kanserinden öldü. 

Birinci Mustafa: Osmanlı tarihinde tek “Deli” padişahı olan Sultan Mustafa 1623’te tahttan indirildikten sonra 20 Ocak 1639’da bir sara nöbeti sırasında öldü. 

Dördüncü Murat: Osmanlı İmparatorluğu’nu eski parlak günlerine döndüren Dördüncü Murat, gençlik döneminde çektiği sıkıntılar ve çevresinin de etkisiyle aşırı derece de içkiye düşkündü. 8 Şubat 1640 gecesi sirozdan öldü. 

Dördüncü Mehmet: 1687’de tahttan indirildikten sonra dört yıl sonra 4 yıl hapis hayatı yaşadı. Yakalandığı zatürenin ilerlemesi sonucu 6 Ocak 1693’te öldü. 

İkinci Süleyman: 40 yıl sarayda hapis hayatı yaşadıktan sonra 1691’de tahta çıktı. Viyana bozgun yıllarında sıkıntılı geçen dört yıllık bir padişahlığın ardından 6 Şubat 1695’te böbrek yetmezliğinden öldü. 

İkinci Ahmet: 6 Şubat 1695 yılında kalp yetmezliğinden veya ödemden öldü.

İkinci Mustafa: 1703’te bir isyan sonucu tahttan indirildi Bu olayın üzüntüsünü üzerinden atamadan 29 Aralık 1703’te prostat kanserinden öldü. 

Üçüncü Ahmet: Eğlenceleriyle meşhur Lale Dönemi’nin padişahı olan Üçüncü Ahmet, 1730’da Patrona isyanı sonucu tahttan indirildi. Yıllarca Topkapı Sarayı’nda hapis hayatı yaşadıktan sonra, şeker hastalığının vücudunda meydana getirdiği tahribatın sonucunda 24 Haziran 1736’da öldü.

Birinci Mahmut: 21 yıl padişahlık yaptıktan sonra, 13 Aralık 1754’te bir Cuma namazı çıkışı saraya dönerken attan düşüp, beyin kanaması geçirip öldü. 

Üçüncü Osman: Üç yıllık hükümdarlığını sonunda 1757’de veremden veya mide kanserinden 30 Ekim 1757’de öldü. 

Üçüncü Mustafa: Yüksek tansiyon hastası olan padişah 21 Ocak 1774’te beyin kanamasından öldü.

Birinci Abdülhamit: 1787-1791 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Anapa Kalesi’nin Rusların eline geçtiği haberi üzerine beyin kanaması geçirdi ve bir süre sonra 7 Nisan 1789’da öldü. 

İkinci Mahmut: Osmanlı modernleşmesinin başlatıcısı olan İkinci Mahmut aşırı derecede içki içerdi. 28 Haziran 1839’da veremden öldü. 

Abdülmecit: Tanzimat dönemini başlatan sultan 25 Haziran 1861’de babası İkinci Mahmut gibi veremden öldü. 

Beşinci Murat: Tahtta en kısa süre duran Osmanlı padişahıdır. Müzmin şeker hastası idi. Bu hastalığın vücudunda meydana getirdiği tahribatın neticesinde 29 Ağustos 1904’de öldü. 

İkinci Abdülhamit: “Kızıl Sultan mı, Ulu Hakan mı” diye Osmanlı tarihinin en çok tartışılan padişahı olan İkinci Abdülhamit, 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayı’nda 76 yaşındayken yakalandığı zatürrenin ilerlemesi sonucu veremden öldü.

Beşinci Mehmet Reşat: Müzmin şeker hastası idi Şekerin vücudunda yaptığı tahribat sonucunda 3 temmuz 1918’de öldü. 

Altıncı Mehmet Vahidettin: Son Osmanlı padişahı olan Vahdettin San- Remo’da 16 MAYIS 1926’da kalp krizinden öldü. 

Öldürülen Padişahlar

İkinci Osman: Osmanlı tarihinde bir isyan sonucu öldürülen ilk padişah İkinci Osman’dır. İkinci Osman, çevresindekilerin yanlış yönlendirmesi ve kendisinin de gençliğinin verdiği tecrübesizlikle askerin isyanına sebep oldu. Sadrazam Davut Paşa ve yanındakiler Yedikule’de genç padişahı bir kementle yakalayıp, boğdular. Osmanlı tarihinde ilk defa bir padişah idare ettiği insanlar tarafından öldürülüyordu.

Sultan İbrahim: Öldürülen bir diğer Osmanlı padişahı Sultan İbrahim’dir. Sultan İbrahim, 7 Ağustos 1648’de tahttan indirilip, yerine küçük yaştaki oğlu Mehmet geçirilmişti. Ancak tahttan indirilen padişah kapatıldığı yerde on gün kalabildi. Feryatları bütün saray halkını etkiliyordu. Sultan İbrahim’i yeniden tahtta çıkarmak isteyenlerin sayısı artınca, Kösem Sultan ve devlet ileri gelenleri sultanı 18 Ağustos 1648’de boğdurttular.

Sultan Üçüncü Selim: Osmanlı tarihinde adı yeniliklerle anılan Sultan Üçüncü Selim, Kabakçı İsyanı’yla Mayıs 1807’de tahttan indirilip, yerine Dördüncü Mustafa geçirilmişti. Sarayda hapsedilen padişahı tekrar tahta çıkarmak için Nizâm-ı Cedit taraftarları Rusçuk’ta örgütlendiler. Alemdâr Mustafa Paşa, bir orduyla İstanbul’a gelerek, Sultan Selim’i tekrar tahta çıkarmaya teşebbüs etti. Ancak tedbirli davranmadığı için Dördüncü Mustafa taraftarları 28 temmuz 1808’de Üçüncü Selim’i öldürdüler.

Dördüncü Mustafa: Üçüncü Selim’i öldürten Dördüncü Mustafa da aynı akıbete uğradı. Askerlerin Dördüncü Mustafa’yı tekrar tahta çıkarmaya teşebbüs etmesi üzerine tahtını emniyete almak isteyen İkinci Mahmut onu 17 Kasım 1808’de boğdurttu. 

Nasıl öldükleri Hala Tartışılanlar
Fatih Sultan Mehmet: Osmanlı tarihinin en gizemli ölümü Fatih Sultan Mehmet’inkidir. Fatih Sultan Mehmet, Mayıs 1481’de Mısır Memluk devleti üzerine sefere çıktı. Gebze yakınlarında hastalanınca başhekimileri müdahale etti, ancak sultanı tedavi edemeyince eski başhekim Yakup Paşa, sultanı iyileştirmekle görevlendirildi. Yakup Paşa, bazı ilaçlar vererek padişahın sancısını azaltmak istedi fakat ilaçların bir faydası olmadı. Fatih kısa bir komadan sonra 31 Mayıs 1481’de Gebze’de Hünkâr Çayırı ’nda (Tekfur Çayırı) öldü.

Fatih dönemi uzmanı Franz Babinger, sultanın zehirlenerek öldürüldüğünü iddia eti. Bu görüş ilim çevrelerinde günümüze kadar süren tartışmalara sebep oldu. Şehabettin Tekindağ ve başka bilim adamları da sultanın ölümünün eceliyle olduğu, zehirlenmediğini savundular. Bütün araştırmalara rağmen Fatih’in ölümündeki sır çözülemedi. 

İntihar Mı Etti? Öldürüldü mü?
Sultan Abdülaziz: 1861 ile 1876 yılları arasında Osmanlı tahtında bulunan Sultan Abdülaziz de Fatih’ten sonra ölümü en fazla tartışılan padişahtır. Tahttan indirildikten birkaç gün sonra 4 Haziran 1876’da Feriye Sarayı’nda bilekleri kesilmiş bir halde bulunan padişahın tahtan indirilmenin üzüntüsü ile intihar ettiği söylenir. Ancak öldürülmüş olma ihtimali daha kuvvetlidir. 

Zehir Ve Ölüm
Yıldırım Beyazıt: En büyük Osmanlı komutanlarından olan Yıldırım Beyazıt 1402’de Ankara Muharebesi’nde Timur’a esir düşmüştü. İçine düştüğü durumu hazmedemeyen padişah, yüzüğündeki zehir'i içerek 8 Mart 1403’te Akşehir’de intihar etti.

Zehirle ölen bir diğer Osmanlı padişahı da aynı ismi taşır. Fatih’in oğlu İkinci Beyazıt, Nisan 1512’de askerin isyanı sonucunda oğlu Yavuz Sultan Selim lehine tahttan çekildikten sonra ömrünün kalanının geçireceği Dimetoka'ya doğru yola çıktı, ancak buraya varamadan 21 Mayıs 1512’de yolda öldü. Muhtemelen Yavuz, ileride bir taht kavgasını çıkmasını önlemek için babasını zehirletmişti. 

Şehit Sultan
Birinci Murat: Birinci Murat harp sahrasında şehit olan tek Osmanlı padişahıdır. 15 Haziran 1389’da Sırplar’ın büyük bir bozguna uğradığı Birinci Kosova Savaşı’nın sonunda, Sırp Kralı Lazar’ın damadı Miloş Obroneviç padişahın huzuruna çıktığı sırada, göğsünde sakladığı hançeri Birinci Murat'a saplayarak sultanı şehit etti

Harem Ağası Nedir Harem Ağası Ne Demek Harem Ağası Anlamı


Haremağası Nedir, Haremağası Ne Demek

Haremağası, Sarayların ve büyük konakların harem dairelerinde hizmet eden hadım kölelere verilen isimdir. 


2011 İlave Tediye Ödeme Tarihleri

2011 Yılında İlave Tediye Ödenme Tarihleri  sayılı Kanun kapsamına giren kurumlarda çalışan işçilere, 2011 yılında verilecek ilave tediyenin günleri resmi gazetede yayınlandı.

Resmi Gazete
BAKANLAR KURULU KARARI
                      26 Ağustos 2011 CUMA
                      Sayı : 28037
                      Karar Sayısı : 2011/2154
             4/7/1956 tarihli ve 6772 sayılı Kanun kapsamına giren kurumlarda çalışan işçilereanılan Kanunun 3 üncümaddesine göre 2011 yılında verilecek ilave tediyenin birinci yarısının 26/8/2011diğer yarısının 3/11/2011 tarihinde ödenmesiMaliye Bakanlığının 12/8/2011 tarihli ve 10512 sayılı yazısı üzerinemezkur Kanunun 3 ve 4 üncümaddelerine göreBakanlar Kurulu’nca 15/8/2011 tarihinde kararlaştırılmıştır.

                                                                                                                                     Abdullah GÜL
                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI





30 Ocak 2011 PAZAR
Resmî Gazete
Sayı : 27831
BAKANLAR KURULU KARARI
             Karar Sayısı : 2011/1278
             4/7/1956 tarihli ve 6772 sayılı Kanun kapsamına giren kurumlarda çalışan işçilere 2011 yılında;
             a) Kanunun 1 inci maddesine göre yapılacak ilave tediyenin birinci yarısının 31/1/2011, diğer yarısının 30/6/2011 tarihinde,
             b)  Kanunun 2 nci maddesine göre maden işletmelerinin münhasıran yer altı işlerinde çalışanlara yapılacak ilave tediyenin tamamının 27/12/2011 tarihinde,
             ödenmesi; Maliye Bakanlığının 17/1/2011 tarihli ve 601 sayılı yazısı üzerine, mezkur Kanunun 4 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 24/1/2011 tarihinde kararlaştırılmıştır.
                                                                                                                                                          Abdullah GÜL
                                                                                                                                                      CUMHURBAŞKANI

28 Ocak 2011 Cuma

Mısır'da Polis İle Ordu Çatışıyor

2012 Yılı Kehanetleri


Maya Uygarlığı ve 2012 Kehanetleri
Kehanetler: Yüzlerce yıl önce yok olan Maya Uygarlığı'nın tabletlerine göre dünya büyük bir tufandan sonra son çağına girecek.

Maya takvimindeki yok oluş tarihi Marduk'la da örtüşüyor. Dünyanın beşinci değişimi bu yüzyılda. Tabletlerdeki Maya takvimi tufanların yaşandığı 4 çağdan sonra sonu yine tufanla bitecek 5'inci çağın 21'inci yüzyılda başladığına işaret ediyor.

Mısır'da Sokağa Çıkma Yasağı İlan Edildi

Başkanlık Sisteminin Sakıncaları


Metin Kurt Devrimci Sendikacı


TÜRK FUTBOLUNUN UNUTULMAZ SOL’AÇIĞI: METİN KURT

Oturanlardan soldan ikinci Fatih Terim, en sağdaki isim ise Metin Kurt.

Türkiye’nin en iyi futbolcusu kimdir derseniz insanın aklına birçok isim gelir. Belki bir çırpıda onlarca aday sayıveririz. Fakat Türkiye’nin gelmiş geçmiş en özel futbolcularından biri kimdir diye sorarsanız, benim aklıma ilk olarak hep Metin Kurt gelir. Peki Galatasaray’da bir dönemin unutulmaz oyuncularından biri olan Metin Kurt’u bu denli özel kılan nedir? Pasları, frikikleri mi, kondisyonu mu, golleri mi, evet belki onlar da var, ama onu esas özel kılan yeşil sahalardaki örgütlülük, hak arama ve devrimci mücadelesidir.

Pargalı İbrahim Paşa Kanuni İlişkisi


Pargalı İbrahim Paşa Kanuni İlişkisi
Osmanlı Devletinin en ünlü Devlet adamlarından biri. Kanuni Sultan Süleyman’ın İkinci Sadrazamı. Osmanlı tarihinde “Pargalı, Frenk, Makbul, Maktul” gibi isimlendirmeler ile tanınır.

27 Ocak 2011 Perşembe

Hürremin Yüzükleri

Hürremin Yüzükleri, Hürrem'in Yüzükleri, hürremin yüzükleri, valide sultanın elmas küpeleri, hürremin zümrüt kolyes, kanuninin yüzükleri, hürremin zümrüt yüzükleri, hürrem sultanın yüzükleri, mahi devraın yüzükleri, hürremin zümrüt takıları, Sultan, Hürremin zümrüt yüzüğü, Muhteşem yüzyıl, Muhteşem yüzyıl aksesuar ve takıları, Muhteşem yüzyıl kostümleri

Muhteşem Yüzyıl Hürremin Yüzüğü

Muhteşem Yüzyıl dizisi, ekranlarda yerini aldığından beri gerek senaryosu  gerekse kostümleri ve aksesuarları ile gündemde ön plana çıkmaya devam  ediyor. Dizinin son gündem yaratıcı konusu ise Hürrem Sultan karakterini canlandıran Meryem Uzerli’nin kullandığı zümrüt yüzük.

İzleyici kitlesinden büyük bir beğeni gören bu zümrüt yüzük, Boybeyi sponsorluğunda dizide yer alıyor. Boybeyi Yönetim Kurulu Başkanı Mete  Boybeyi yüzük ile yaptığı açıklamalarda özel bir tasarım olarak üretilen bu yüzüğün tam olarak 95 bin dolar olduğunu belirtiyor. Bunun yanında 72 parçalık bir takı seti tasarladıklarını dile getiren Mete Boybeyi, bütün takıların toplam maliyetinin ise 1.5 milyon dolar civarında bir meblağ olduğunu öne sürüyor.

Başkanlık Sisteminin Uygulandığı Ülkeler Sistemin Sakıncaları


Başkanlık Sisteminin Uygulandığı Ülkeler
Afganistan, Arjantin, Ermenistan, Beyaz Rusya, Bolivya, Brezilya, Şili, Guatemala, Kolombiya, Kostarika, Güney Kıbrıs, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, El Salvador, Haiti, Honduras, Endonezya, İran, Kenya, Liberya, Meksika, Nikaragua, Nijerya, Panama, Peru, Filipinler, Güney Kore, Seyşel Adaları, Srilanka, Sudan, Surinam, Tanzanya, Uganda, ABD, Uruguay, Venezuella, Sierra Leone, Zambia...

Yılmaz Büyükerşen CHP'ye Katıldı Katılacak



Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen Demokratik Sol Parti(DSP)'den istifa ettiğini açıkladı. Büyükerşen konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada Eskişehir'e yeni bir yatırım konusu ile ilgili olarak yurtdışında bulunduğunu, DSP Genel Merkezi'nin, partiden istifa etmesi için yaptığı çağrıyı henüz öğrendiğini belirtti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Kıdem Tazminatı Fonu Neler İçeriyor Ne Getiriyor Ne Götürüyor


Kıdem Tazminatı Fonu neler Getiriyor
Kıdem Fonu Yasa tasarısının ne zaman çıkacağı bilinmemektedir.  Söz konusu Kıdem Tazminatı Fonu tasarısının yasalaşması halinde: