Ana içeriğe atla

İhraççı ve İhracatçı Arasındaki Fark Nedir?

Ekonomi haberlerinde yazılışları benzer olduğu için en çok karıştırılan iki kelime ihraççı ve ihracatçıdır. Benzer görünseler de yaptıkları iş tamamen farklıdır. İhraççı (Issuer) Nedir? İhraççı, finans piyasalarına ait bir kavramdır. Hisse senedi, tahvil, bono veya stablecoin gibi bir varlığı ilk kez oluşturup piyasaya sunan kurum veya devlettir. TDK'ya göre "ihraç eden, çıkaran kurum" demektir. Burada bir mal satışı yoktur, finansal bir değer yaratma vardır. Devlet Tahvili: Tahvili çıkaran Hazine, o tahvilin ihraççısıdır. Hisse Senedi: Şirket halka arz olduğunda, o hissenin ihraççısı o şirkettir. Stablecoin: Bir stablecoin'i üreten ve karşılığında rezerv tutan şirkete stablecoin ihraççısı denir. İhraççılar, çıkardıkları varlıklar nedeniyle yatırımcıya karşı yasal sorumluluk taşır ve SPK gibi kurumlarca denetlenir. İhracatçı (Exporter) Nedir? İhracatçı ise dış ticaretin terimidir. Ürettiği veya tedarik ettiği fiziki malı yurt dışındaki alıcıya...

Lozan Antlaşması'nın Gizli Maddeleri Var mı? 10 Maddede Hukuki Gerçekler ve Yalanlar

Lozan Barış Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarını ve bağımsızlığını dünyaya kabul ettiren en önemli resmi belge Lozan Barış Antlaşması'dır. Ancak  internet dünyası, bu tarihi sözleşme hakkında uydurulmuş asılsız iddialarla doludur. "Gizli maddeler var yalanı", "2023'te biten süreler yalanı" , "maden çıkarma yasakları yalanı" ya da kulaktan kulağa yayılan efsaneler anlatılıyor.

Peki işin doğrusu nedir? İnternette karşımıza çıkan 10 iddiayı, tamamen tarihi gerçeklerle inceleyelim.

Yalanlar ve Gerçekler: Lozan Antlaşması Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

1. İddia: "Sözleşmenin halktan saklanan gizli maddeleri var."

Hukuki Gerçekler: Uluslararası hukuk kurallarına göre, bir ülkenin meclisinde okunup onaylanmayan hiçbir gizli madde geçerli olamaz. Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki İletişim Merkezi (CİMER) tarafından yapılan resmi açıklamalarda da belirtildiği gibi, Lozan'ın hiçbir gizli noktası yoktur. Antlaşmanın tüm içeriği ve ek belgeleri, Türkiye dahil tüm imzacı devletlerin resmi arşivlerindedir. İsteyen herkesin ulaşıp okuyabileceği  şeffaflıktadır.

2. İddia: "Antlaşma 100 yıllıktı ve 2023 yılında süresi doldu."

Hukuki Gerçekler: Uluslararası ilişkilerde ülkelerin sınırlarını çizen barış antlaşmaları süresiz olarak imzalanır. Lozan metninin hiçbir satırında "Bu antlaşma 100 yıl geçerlidir" ya da "2023 yılında bitecektir" gibi bir kısıtlama yoktur. Zaman sınırı olmadığı için Türkiye'nin egemenliğini koruyan bu en büyük hukuki kalkan, bugün ve gelecekte de aynı güçle geçerli kalmaya devam edecektir!

3. İddia: "Lozan yüzünden Türkiye kendi petrolünü ve bor madenini çıkaramıyor."

Hukuki Gerçekler: Türkiye'nin kendi topraklarındaki yeraltı kaynaklarını çıkarmasını engelleyen tek bir uluslararası yasa ya da Lozan maddesi mevcut değildir. Tam tersine, bu iddiaları çürütecek şekilde bizzat Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla ülkenin madenlerini bulup işletmek için MTA ve Etibank gibi kurumlar kurulmuştur. Bugün Karadeniz'de çıkarılan doğalgaz, Gabar'da üretilen petrol ve dünyaya ihraç ettiğimiz bor madenleri bu yasağın bir hayal ürününden ibaret olduğunu kanıtlamaktadır.

4. İddia: "Büyük askeri başarılara rağmen masada hezimet yaşandı."

Hukuki Gerçekler: Lozan Barış Antlaşması, Türk milletini tamamen yok etmeyi amaçlayan Sevr planını tarihe gömen,, çöpe atan muazzam bir diplomatik başarıdır. Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı ve birçok uzman tarihçinin de belirttiği gibi; çökmüş bir imparatorluğun ardından küllerinden doğan yeni Türk devletinin tam bağımsızlığı, kapitülasyonların kalkması ve hiçbir savaş tazminatı ödenmemesi masada kazanılmış en büyük zaferdir.

5. İddia: "Boğazların kontrolü Lozan ile tamamen Türkiye'ye verildi."

Hukuki Gerçekler: Lozan Anlaşması imzalandığı sırada, Boğazlar bölgesi askerden arındırılmıştı ve yönetimi uluslararası bir komisyona bırakılmıştı. Bu durum bağımsızlığımız için bir eksiklikti. Ancak Türkiye, aradan geçen yıllarda akıllıca bir dış politika izleyerek 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni imzalatmayı başarmış; komisyonu tamamen kaldırarak Boğazlar üzerinde mutlak ve kalıcı egemenliğini ilan etmiştir.

6. İddia: "Ege Adaları Lozan'daki görüşmelerde kaybedildi."

Hukuki Gerçekler: Ege Adaları Lozan'da değil, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki savaşlarda kaybedilmiştir. Meşhur 12 Ada, 1911 yılındaki savaştan sonra imzalanan 1912 Uşi Antlaşması ile İtalya'ya; diğer adalar ise Balkan Savaşları sonundaki 1913 Londra Antlaşması ile elden çıkmıştır. Lozan'da ise Türk heyeti, kıyılarımızın güvenliğini sağlamak için Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adaları'nı geri alabilmiştir.

7. İddia: "İsmet İnönü Ankara'ya sormadan tek başına kararlar alıp imzaladı."

Hukuki Gerçekler: Lozan'a giden Türk heyeti sadece İsmet İnönü'den ibaret değildi; arkasında 40'tan fazla hukukçu, maliyeci ve uzman barındıran kurumsal bir ekip vardı. İsviçre'deki görüşmelerde atılan her adım, Ankara'da bulunan Mustafa Kemal Atatürk ve hükümetle şifreli telgraflar üzerinden paylaşıldı. Ankara'nın resmi onayı ve stratejik kararı olmadan hiçbir maddeye imza atılmadı.

8. İddia: "Osmanlı'nın yabancılara verdiği ekonomik ayrıcalıklar (kapitülasyonlar) devam etti."

Hukuki Gerçekler: Lozan Antlaşması'nın en net başarılarından biri de 28. maddedir. Bu madde ile Osmanlı'yı ekonomik olarak adeta sömürge haline getiren ve yabancı devletlere tanınan tüm adli, mali ve ticari ayrıcalıklar (kapitülasyonlar) hiçbir şerh olmaksızın tamamen kaldırılmıştır. Bu hamle, Türkiye'nin kendi ayakları üzerinde duran milli bir ekonomi kurmasını sağlamıştır.

9. İddia: "Fener Rum Patrikhanesi'ne uluslararası (ekümenik) üstün bir statü verildi."

Hukuki Gerçekler: Türk heyeti Patrikhane'nin tamamen ülke sınırları dışına çıkarılmasını savunsa da yoğun diplomatik baskılar nedeniyle İstanbul'da kalması kabul edilmiştir. Ancak antlaşma metninde Patrikhane'ye hiçbir siyasi veya uluslararası yetki verilmemiştir. Kurum, hukuken tamamen Türkiye Cumhuriyeti yasalarına bağlı, sadece dini ve ruhani işlerle sınırlı bir azınlık kurumu olarak kalmıştır.

10. İddia: "Resmi metin Türkçe yazılmadığı için gerçekler halktan saklanıyor."

Tarihi Gerçekler: O dönem dünya diplomasisinin ortak ve resmi dili Fransızcaydı. Bu nedenle uluslararası teamüllere uyularak resmi metin Fransızca kaleme alınmıştır. Fakat antlaşma imzalanır imzalanmaz tüm metin eksiksiz şekilde Türkçe'ye çevrilmiş, dönemin resmi gazetesinde yayımlanmış ve mecliste günlerce tartışılarak yasalaşmıştır. Günümüzde de orijinal belgelere ve resmi Türkçe baskılara Türk Tarih Kurumu arşivlerinden dijital ortamda herkes kolayca ulaşabilmektedir.

Kaynaklar 

  • T.C. Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Antlaşmalar Veri Tabanı: Lozan Barış Antlaşması Resmi Siyasi Hükümleri ve Protokol Metinleri (ua.mfa.gov.tr)
  • İnönü Vakfı Resmi Arşivleri: Müzakere Telgraflar ve Delegasyon Raporları Külliyatı (ismetinonu.org.tr)
  • Türk Tarih Kurumu (TTK) Yayınları: Düstur Kayıtları ve Lozan Antlaşması Resmi Türkçe Çeviri Tıpkıbasımları (ttk.gov.tr)
  • Akademik Kitap: Ortaylı, İ. (2018). Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Yakın Tarihin Gerçekleri. İstanbul: Kronik Kitap.