8 Nisan 2011 Cuma

Gülen Cemaatinin Amacı Ne Gülen Cemaati Beyin Yıkıyor


"Gülen cemaati beyin yıkıyor"

Yeni bir Wikileaks belgesi, ABD’nin ülkeye gitmek için vize başvurusunda bulunan Gülen cemaati mensuplarının “seyahat amacı ve finansman kaynağı” konusunda kaçamak yanıtlar vermelerinden dolayı senelerdir cemaatin yurtdışı seyahatlerini incelediğini gösteriyor. FBI ise "beyin yıkıyorlar" demiş.Tipik cemaat üyeleri

Belgede vize başvurusunda bulunan tipik cemaat üyesi profilleri de tarif edildi.

    - Genç değişim ziyaretçisi: ABD’deki charter okullarda öğretmenlik yapmak üzere başvuran genç, erkek üniversite mezunları. Belgede genelde daha önce Orta Asya ülkelerinde çalışmış olan bu genç erkeklerin çoğunun J-1 tipi vize başvuruları reddedilince, kısa süre içinde ABD’deki cemaat bağlantılı charter okullar üzerinden H1B bize başvurusu yaptıkları vurgulandı.

    - İngilizcesi olmayan ve yalnız seyahat eden evli orta yaşlı erkek: Çoğunluğu New York, New Jersey ya da Connecticut’a uçacak olan bu “işadamlarının” büyük kısmı ya daha önce hiç yurtdışına çıkmamış, ya da Orta Asya, Balkanlar ya da Suudi Arabistan’a gitmişler. Konsolosluk çalışanları bu kişileri sorgulamaları sonucunda büyük çoğunluğunun Gülen’i ziyaret etmek istediklerini anlamışlar ve genelde vize başvurularını reddetmişler.

    - Lise çağında İngilizce öğrencisi: Connecticut’taki cemaate ait Putnam Bilim Akademisi’nde İngilizce öğrenmek üzere yüzlerce lise çağında genç erkek de vize başvurusu yapmış. Belgede ilgi çekici bir ayrıntı, bunların çoğunun babaları 15-50 kişilik orta ölçekli işyerleri olan, orta-üst sınıf mensubu kişiler olması. Anlaşılan o ki cemaat, zengin üyelerinin çocuklarını ABD’ye İngilizce öğrenmeye götürüyordu.

    - İngilizce öğrenmeye giden üniversite öğrencisi: Konsolosluk görevlilerinin bu kategoride dikkatini çeken, öğrencilerin büyük kısmının cemaatle alakası olmayan bir üniversiteyi seçerek, topluca oraya gitmek üzere başvurmaları. Görevliler, örneğin Houston Üniversitesi ve Rice Üniversitesi’ne yoğun olarak başvurulmasını, Teksas’taki çok sayıda cemaat kuruluşuna yakın olma ihtiyacıyla açıklıyor.

Belgede konsolosluk görevlileri Gülen ağının hızla genişlediğini görebildiklerini, fakat cemaat mensuplarının faaliyetlerinin “Gülen’in ‘barışçıl, ekümenik olduğu iddia edilen İslam görüşü’nü yaymanın ötesine geçip geçmediğini” bilmediklerini belirttiler.

FBI 2004'ten beri şüpheleniyormuş
Bir başka Wikileaks belgesi, Ağustos 2005'te ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nden gönderilen bir rapor da cemaatin faaliyetlerini ele alıyordu. Belgeye göre cemaat, 2004 yılında Gülen'in avukatlarının bilgi edinme yasası kapsamında aldıkları bir raporun ardından ABD'nin cemaate bakışından şüphe duymaya başlamışlar.

Söz konusu 2004 tarihli FBI raporunda, "Gülenciler'in (ABD'de onlarca okulu kapsayan) okul ağlarını, din değiştirmeye yatkın olduğunu düşündükleri öğrencileri seçmek için kullandıkları yolunda çok sayıda güvenilir rapora sahibiz. Okulların öğrencilerinin nasıl beynini yıkadığı yönünde de çok sayıda rapor duyduk" deniliyordu.


(soL)
Yakın zamanda açığa çıktığı üzere ABD’de Gülen cemaatinin charter okulları hakkında kapsamlı bir federal soruşturma yürütülüyor. Soruşturmanın temel konusu, cemaatin bu okullarda “özel izinli çalışma vizesi” ile getirdiği yabancı öğretmenlerin devlet tarafından ödenen maaşlarının bir kısmına el koymak suretiyle yolsuzluk yaptığı ve para kazandığı.

Yeni ortaya çıkan bir Wikileaks belgesi, ABD’nin uzun yıllardır cemaatin aldığı ABD vizeleri konusunda kuşkulu noktalar saptadığını ortaya koyuyor. 23 Mayıs 2006 tarihinde ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’ndan gönderilen ve Başkonsolos Deborah Jones imzasını taşıyan belgede, sık sık ABD’ye gitmek üzere vize başvurusunda bulunan cemaat üyelerinin ortak özelliğinin “seyahat amaçları ve finans kaynakları” konusunda kaçamak yanıtlar vermeleri olduğu vurgulanıyor.

Raporun özet kısmında şu ifadeler kullanıldı: “Fethullah Gülen 30’dan fazla ülkede, 50’den fazlası ABD’de olmak üzere 160 bağlı kuruluşu içeren geniş ve giderek büyüyen bir ağın merkezinde oturuyor. Bunun bir sonucu olarak, Gülen destekçileri ‘Mission Turkey’nin göçmen olmayan vize başvuru havuzunun giderek artan bir oranını oluşturuyor. Başvurucular olarak Gülenciler’in neredeyse tümü, seyahatlerinin amacı ve Gülen’le ilişkileri konusunda kaçamaklı yanıtlar veriyor ve bu durum Konsolosluk çalışanları arasında soru işaretlerine neden oluyor. Rahatsızlığımız Türkiye toplumunun laik kesimlerince de paylaşılıyor.”

Belgeye göre Gülenciler’in faaliyetleri ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu yetkililerinin dikkatini ilk olarak seneler önce, yetkililerin tanımadığı birtakım charter okullarıda değişim öğrencisi olmak üzere başvurular gelmeye başladığında çekmiş. Belgede “Okulların çoğunun isminde ‘bilim’ ve/veya ‘akademi’ sözcükleri geçtiği için bunları teşhis ve takip etmek kolay” denildi.

O yıllardan itibaren Konsolosluk çalışanları yaptıkları binlerce vize başvurusu görüşmesi ve topladıkları başvuru formlarını inceleyip sınıflandırarak, bir biçimde Gülen’le ilişkili görülen kuruluşların büyük bir dosyasını hazırladı.

Belgede “son hesabımıza göre” denilerek bu kurumlara dair şu bilgiler verildi:

    - ABD’de 30’dan fazla bilim akademisi (charter okul olarak kurulmuşlar);

    - Orta Asya, Kafkaslar, Rusya, Balkanlar, Afrika, Güneydoğu Asya, Uzakdoğu, Ortadoğu ve Avrupa’da 52 uluslararası bilim akademisi;

    - Türkiye’de 24 bağlantılı okul;

    - 34 eğitim danışmanlığı kurumu ve eğitim vakfı (bunların 22’si ABD’de)

    - 6 yayın ve haber bülteni (Türkiye’deki Zaman gazetesi dahil)

    - İçlerinde şu sıralar ABD’de genişlemekte olan Hacıbaba restoran zinciri ve Türkiye ve Teksas’ta faaliyet yürüten inşaat ve gıda şirketi Atlas’ın da bulunduğu çeşitli şirketler.

    - 10’dan fazla başka örgütler ve bağışçılar (ISHAD, MARİFED, TUSKON gibi etkili Türk iş çevresi dernekleri de dahil). Bu sonuncusu 9 bin üyeye sahip bir şemsiye örgüt.

“Kaçamaklılar, para kaynakları belirsiz”
Fethullahçılar’la yapılan görüşmeler sonucunda bunların ortak özelliğinin “kaçamaklı yanıtlar vermeleri” olduğu tespitinde bulunulan belgede, cemaatçilerin seyahati nasıl karşılayacakları sorusuna genelde “kendim” ya da “şirketim” gibi belirsiz yanıtlar verdikleri, soru tekrar sorulduğunda ise yine “şirketim” ya da “örgütüm” dedikleri, ancak bu yapılarla doğrudan bir bağ sunmaktan kaçınarak ikna edici olmadıkları yazıldı.

Konsolosluk görevlileri, cemaatçilerin, yanıtlarındaki belirsizlikler yüzünden vize başvuruları reddedildiğinde dahi Gülen’le bağları konusunda ketum davrandıklarını, bazılarının ise bu ketumluklarını sonradan “laik Türk rejiminin misillemesi korkusu” ya da “ABD hükümetinin Gülen’e dair pozisyonundan emin olamamak” olarak açıkladıklarını kaydettiler.